MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Takibe İtiraz
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Borçlu vekili, müvekkili hakkında ... 1. İcra Müdürlüğü'nün 2015/2719 Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, takibin konusunun ... 1. Aile Mahkemesi’nin 2012/802-2013/484 E.K.sayılı ilamı olduğunu, davalı tarafın daha önce nafaka alacağının tahsili için aynı ilama dayanarak ... 1. İcra Müdürlüğü'nün 2014/4276 Esas sayılı dosyası ile takip yaptığını, ancak takibe dayanak ilam temyiz incelemesinde iken müvekkili ile davalı tarafın anlaştığını, davalı vekilinin bu icra dosyasına sundukları dilekçe ile nafaka borcu ile ilgili müvekkilini ibra ettiklerini ve nafaka yoksulluk nafakasına dönüşse dahi ileriye yönelik tüm nafaka alacaklarından feragat ettiklerini bildirdiklerini, buna rağmen davalı tarafın ilam kesinleştikten sonra yeniden icra takibi yapmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek takibin iptalini istemiştir.
Mahkememece, her ne kadar davalı alacaklı vekilince dayanak ilamın kesinleşmesinden sonra yeniden icra takibi başlatılmış ise de, ilk başlatılan icra takibine ilişkin 2014/4276 Esas sayılı takip dosyasına sunduğu 09/07/2014 tarihli dilekçe ile yoksulluk nafakasına dönüşse dahi ileriye yönelik tüm nafaka alacağından feragat ettiğini bildirmiş olması ve feragat tarihinde feragat ettiği haklarını biliyor olması nedeniyle söz konusu feragatın geçerli olması ve icra dosyasındaki vekaletnamesinde feragat yetkisinin bulunması nazara alındığında feragat edilmiş alacak nedeniyle yeniden icra takibi yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile şikayetin kabulüne karar verilmiş, hüküm alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamı incelendiğinde; alacaklı asilin 09.07.2014 tarihli beyanının ''Müdürlüğünüzde bulunan nafaka alacağı için avukatımın yapmış olduğu icra takibinde 2014 yılı Temmuz ayı da dahil olmak üzere nafaka alacağımı, yargılama giderlerini tahsil ettim. Bunun dışında başkaca nafaka alacağım bulunmamakta olup herhangi bir talebimde yoktur. Borçlu ... ve ... 'yu ibra ederim '' şeklinde olduğu, bu beyanı ile beyan tarihi itibari ile doğmuş alacağı bulunmadığı ve bu alacak için borçluyu ibra ettiğini bildirdiği anlaşılmaktadır. Asilin bu beyanı daha kapsamlı olan ve doğacak nafaka alacaklarından da feragat niteliğinde kabul edilemez. Bu nedenle 09.07.2012 tarihinden itibaren doğacak nafaka alacaklarının talep edilebileceği kabul edilerek karar verilmesi yerine yazılı gerekçe ile hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 04.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy