MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı alacaklı vekili, 03.04.2014 tarihinde yapılan haciz sırasında borçluya ait olan menkul malların haczedilerek yediemin olarak davalı 3. kişi şirket yetkilisine bırakıldığını, davalı 3. kişinin istihkak iddiasında bulunduğunu, istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, alacaklının davayı süresi içinde açmadığını süre yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, süresinde açılmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK'nun 99.maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir.
Somut olayda, 03/04/2014 tarihinde yapılan hacizde İcra Müdürlüğünce davacı alacaklıya İİK nun 99. maddesi uyarınca istihkak davası açmak üzere 7 günlük süre verildiği daha sonra alacaklı vekilince 09.04.2014 tarihinde dosyanın İİK 97. maddesi uyarınca istihkak konusunda bir karar verilmek üzere icra mahkemesine gönderilmesinin talep edildiği,müdürlükçe talebin kabulüne karar verilerek, dosyanın icra mahkemesine gönderildiği, Orhangazi İcra Hukuk Mahkemesinin 2014/39 esas sayılı dosyasının 15.05.2014 tarihinde yapılan duruşmasında alacaklı vekili hazır olduğu halde "istihkak iddiasının kabulüne,alacaklı vekiline istihkak davası açma yetkisinin verilmesine" karar verildiği,aynı mahkemenin 2014/39 Esas-2014/65 Karar sayılı ilamında ise "Alacaklıya ilamın tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde dava açmak üzere süre" verildiği, bu kararın alacaklı tarafa tebliğ edildiğine ilişkin tebligat parçası veya herhangi bir bilgi veya belge bulunmadığı gibi kısa kararın tefhim edildiği 15.05.2014 tarihinden bir gün sonra, 16.05.2014 tarihinde davanın açıldığı anlaşılmakla, davanın süresinde açıldığı kabul edilerek, dosyaya kaldığı yerden devam edilip işin esasına girilerek, taraf kanıtları toplandıktan sonra oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde süreden ret kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle, davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK'nun 366. ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 19/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy