MAHKEMESİ : 2. Asliye (Aile) Hukuk Mahkemesi
DAVACI-KARŞI DAVALI-BİRLEŞEN DAVALI : ...
DAVALI-KARŞI DAVACI-BİRLEŞEN DAVACI : ...
DAVA TÜRÜ : Katkı Payı Alacağı
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, karşı davanın ve birleşen davaların reddine karar verilmiş olup hükmün davacı-karşı davalı-birleşen davalı ile davalı-karşı davacı-birleşen davacı vekili taraflarından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı-karşı davalı-birleşen davalı ..., dava dilekçesinde belirtilen malvarlıkları nedeniyle mal rejiminin tasfiyesi ile tapu iptal-tescil, olmadığı takdirde alacak isteğinde bulunmuş, ayrıca dava dilekçesinde belirtilen ziynet eşyalarının aynen olmadığı takdirde bedelinin iadesine karar verilmesini istemiş, karşı dava ile birleşen davaların reddini savunmuştur.
Davalı-karşı davacı-birleşen davacı ... vekili, davanın reddini savunmuş, karşı davada, karşı dava dilekçesinde belirtilen ev eşyalarının aynen, mümkün olmaması halinde bedelinin iadesine karar verilmesini istemiş, birleşen davalarda ise birleşen dava dilekçelerinde belirtilen malvarlıkları nedeniyle mal rejiminin tasfiyesi ile alacak isteğinde bulunmuştur.
Mahkemenin, davacı-karşı davalı ...'in açtığı davanın kısmen kabulü ile 4.000-TL'nin karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı-karşı davacıdan tahsiline, davalı-karşı davacı ...'nun açtığı davaların reddine dair ilk kararı davacı-karşı davalının temyizi üzerine Dairenin 10.10.2013 tarih, 2013/55 Esas-2013/14708 Karar sayılı ilamı ile "... davacı dava dilekçesinde, davalı adına kayıtlı bulunan taşınmazlara ilişkin çalışmaktan kaynaklanan katkısı bulunduğunu bildirmiş ise de, katkı payı alacak miktarını bildirmemiş ancak Mahkemeden katkı payının hesaplanarak tahsiline karar verilmesini istemiştir. Kural olarak "davacı Mahkemeden hukuki korunma talep ederken hakimin neye ve ne kadarına karar vermesi gerektiğini dava dilekçesinin talep sonucu bölümünde açıkça yazmalıdır. Davacı talep sonucunu açıkça yazmamışsa, bu eksikliği hakim kendiliğinden nazara alır. Talep sonucunun açıkça yazılmaması halinde Mahkemenin davacıya süre vererek eksikliği tamamlatması gerekir. (Prof Dr. Hakan Pekcanıtez Belirsiz Alacak Davası, Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi cilt 11 Ö. sayı 2009 )" Somut olayda davacının harca esas değerini 4.000 TL olarak bildirdiği ve bu miktar üzerinden harcını yatırdığı davada talebinin bu miktardan fazla olduğu anlaşılmakta ise de talep edilen miktar belli değildir. Bu halde 6100 sayılı HMK'nun 31. (HUMK. m.75) maddesinde düzenlenen hakimin davayı aydınlatma ödevi kapsamı içinde, davacıya süre ve imkan tanıyarak hangi taşınmaza ilişkin ne kadar katkı payı ve altınlardan kaynaklanan
alacak miktarını açıklattıktan sonra toplanan delillerin sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazlı şekilde hüküm kurulması doğru değildir..." gereğine işaret edilerek bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyulurak yapılan yargılama neticesinde davacı-karşı davalı ...'in açtığı davanın kısmen kabulü ile 45.840-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı-karşı davacıdan tahsiline, davalı-karşı davacı ...'nun açtığı davaların reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı-karşı davalı-birleşen davalı ile davalı-karşı davacı-birleşen davacı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1-Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre, davacı-karşı davalı-birleşen davalı ... ile davalı-karşı davacı-birleşen davacı ... vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davacı-karşı davalı-birleşen davalı ...'in dava konusu 467 ada 1 parseldeki 138 nolu bağımsız bölüme ilişkin temyiz itirazlarına gelince; mahkemece bu taşınmaz yönünden hükme esas alınan 03.07.2012 tarihli bilirkişi raporundan hareketle 6.840-TL'ye hükmedilmişse de bu görüşe katılma olanağı bulunmamaktadır. Şöyle ki; anılan bilirkişi raporunda taşınmazın dava tarihindeki değeri olarak 36.000-TL'nin esas alındığı ve bu değer üzerinden hesaplama yapıldığı belirlenmiştir. Oysa dosya arasındaki 16.12.2010 tarihli teknik bilirkişi raporunda bu taşınmazın dava tarihi olan 18.05.2004 tarihindeki değeri 55.000-TL olarak tespit edilmiştir. Bu durum karşısında dava tarihi olan 18.05.2004 tarihindeki değerin belirlendiği teknik bilirkişi tarafından düzenlenen 16.12.2010 tarihli rapordaki 55.000-TL esas alınarak bu değer üzerinden hesaplama yapılması gerekirken 04.09.2010 tarihli raporda 18.05.2001 tarihindeki değer olarak tespit edilen 36.000-TL'nin esas alınması doğru olmamıştır.
3-Davalı-karşı davacı-birleşen davacı ... vekilinin faiz başlangıç tarihine ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Hakim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez (HMK. m. 26). Davacı-karşı davalı-birleşen davalı ... Gündoğdu dava dilekçesinde, alacağa hükmedilmesi halinde karar tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini istediğine göre, mahkemece taleple bağlı kalınarak hüküm altına alınan alacağın karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline karar verilmesi gerekirken talep aşılarak dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Davacı-karşı davalı-birleşen davalı ... ile davalı-karşı davacı-birleşen davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (2) ve (3) nolu bentlerde yazılı nedenlerle kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davacı-karşı davalı-birleşen davalı ... ile davalı-karşı davacı-birleşen davacı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle reddine, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 04.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy