MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katılma Alacağı
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine, duruşma isteğinin masraf yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiş olmakla, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı ... vekili, evlilik birliği içinde davalı adına edinilen taşınmaz, araç ve banka hesaplarında bulunana para nedeniyle 150.000,00 TL alacağının davalıdan alınarak davacıya verilmesini istemiş, 16.02.2016 tarihli dilekçe ile talep miktarını toplam 189.993,57 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı ... Toprak vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü kısmen reddine, taşınmaz nedeni ile 104.500,00 TL alacağa dava tarihinden itibaren, 38.993,57 TL alacağa ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte toplam 143.433,57 TL alacağın; araç nedeni ile 18.000,00 TL alacağa dava tarihinden itibaren, 1.000,00 TL alacağa ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte toplam 19.000,00 TL alacağın; banka hesaplarındaki para nedeni ile de 18.420,48,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı vekilinin faize yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 sayılı HMK mad. 33). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, artık değere katılma alacağı isteğine ilişkindir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 239/3.maddesi hükmüne göre; aksine anlaşma yoksa, tasfiyenin sona ermesinden başlayarak katılma alacağına faiz yürütülür. Yargıtay uygulamalarına göre, tasfiye tarihi buna ilişkin mahkeme kararının verildiği tarihtir.
Mahkemece, mal rejiminin tasfiyesi ile davacı lehine hüküm altına alınan katılma alacağına kararın verildiği 14.03.2016 tarihinden geçerli olmak üzere faiz uygulanmasına karar verilmesi gerekirken, yanlışa düşülerek dava dilekçesinde talep edilen miktar yönünden davanın açıldığı tarihten, ıslah edilen miktar yönünden ıslah tarihi olan 16.02.2016 tarihinden itibaren faiz uygulanması yasal düzenlemeye ve Yargıtay uygulamalarına aykırıdır. Ne var ki, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür (HUMK mad. 438/7, HMK mad. 370/2).
SONUÇ: Temyiz olunan hükmün (2.) bentte açıklanan sebeple hüküm fıkrasının (1) nolu bendindeki "(104.500,00TL'lik kısmının dava tarihi olan 12/05/2014 tarihinden itibaren, 38.993,57TL 'lik kısmının ise ıslah tarihi olan 16/02/2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte)", ''(18.000,00TL'lik kısmının dava tarihi olan 12/05/2014 tarihinden itibaren, 1.000,00TL'lik kısmının ise ıslah tarihi olan 16/02/2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte)'',''(dava tarihi olan 12/05/2014 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte)'' ibarelerinin hüküm fıkrasından tamamen çıkarılmasına, hüküm fıkrasına (2) nolu bent olarak '2- Davacı lehine hükmedilen alacaklara 14.03.2016 karar tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine,'' ibaresinin yazılarak eklenmesine, HMK'nin 370/2. (HUMK'un 438/7) maddesi uyarınca hükmün bu bölümünün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA; davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının yukarda 1. bentte gösterilen sebeplerle reddine, HUMK'un 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 16.10.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy