MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katkı Payı ve Katılma Alacağı
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda Mahkemece, kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı ... vekili, evlilik birliği içinde satın alma sonucu davalı adına tescil edilen 29 nolu mesken, 14 nolu mesken ile miras yoluyla davalıya intikal eden arsa üzerinde inşa edilen 2 katlı bina nedeniyle 175.000,00 TL' nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 121.614,38 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Daire, 26.02.2015 gün 2013/21219 esas ve 2015/5285 karar sayılı ilamıyla dava konusu 14 nolu mesken yönünden; mal rejiminin sona erdiği tarihten yaklaşık 4 yıl önce elden çıkarılan taşınmazın satım bedelinin varlığı ya da bu satım bedelinin davalının annesine ait kooperatif hissesinin edinilmesinde kullanıldığı davacı tarafından usulüne uygun olarak kanıtlanmadığından, bu taşınmaz yönünden talebin reddine karar verilmesi gerekçesiyle hüküm bozmaya sevk edilmiş, davalı vekilinin sair temiz itirazları ise yerinde görülmemiştir. Davacı vekili tarafından yapılan karar düzeltme isteğinin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davanın kısmen kabulü ile, 2 parselde kayıtlı iki katlı bina ve 29 nolu meskene yönelik olarak 102.226,69 TL alacağın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 14 nolu meskene yönelik olarak davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, Mahkemece bozma gereklerine uygun biçimde hüküm verildiğine göre davalı vekilinin bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece, davadaki red ve kabul edilen miktarlar dikkate alınarak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hükmün 5 nolu bendinde davacı taraf yararına vekalet ücretine hükmedildikten sonra, 6 nolu bentte davalı taraf yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, mükerrer şekilde yine davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmiş olması doğru olmamıştır. Ne var ki, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Temyiz olunan hükmün (2.) bentte açıklanan sebeple hüküm fıkrasının (6) nolu bendi son satırdaki "davalıdan alınarak davacıya verilmesine,'' ibaresinin hüküm fıkrasından tamamen çıkarılmasına, ibarenin yerine ''davacıdan alınarak davalıya verilmesine,'' kelimelerinin yazılmasına, HUMK'nun 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilmiş bu şekliyle düzeltilerek ONANMASINA davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının (1.) bentte açıklanan nedenlerle reddine, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 27.02.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy