MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Davacı 3.kişi vekili, davalı alacaklının 24.08.2012 tarihinde müvekkili şirketin satın aldığı ...de bulunan akaryakıt istasyonuna hacze geldiğini, yapılan görüşme sonucu haciz yapılmadığını, müvekkili şirket ortakları tarafından akaryakıt istasyonunun satın alındığını ve resmi işlemlerin tamamlanarak akaryakıt istasyonunun müvekkili şirket adına faaliyete başladığını, davalı alacaklı tarafından 24.12.2012 tarihinde müvekkili şirketin işletmekte olduğu akaryakıt istasyonunda haciz yapıldığını, istasyon ofisindeki bilgisayar lcd televizyon, masa üstü bilgisayar, yazıcı ile 10.000 lt motorinin haczedildiğini, müvekkili şirket yetkilisinin hacze itiraz ederek istihkak iddiasında bulunduğunu; haczedilen menkul malların borçlu şirketle bir ilgisinin olmadığını, 24.08.2012 tarihinde davalı tarafından yapılan haciz işleminde bu menkul mallar olmadığı için haciz yapılamadığını, 24.12.2012 tarihinde haciz edilen 10.000 lt motorinin müvekkili şirkete ait olduğunu belirtere...cra Müdürlüğü'nün 2012/5078 Esas sayılı dosyasından 24.12.2012 tarihinde haczedilen lcd tv, bilgisayar, yazıcı ve 10.000 lt motorin yönünden istihkak davasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, açılan davayı kabul etmediklerini, müvekkili şirketin...den alacağına binaen...İcra Müdürlüğü'nün 2012/5078 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını 24.12.2012 tarihinde borçlu şirkete hacze gidildiğini ve istasyon ofisindeki bilgisayar, lcd tv, masaüstü bilgisayar, yazıcı ve 10.000 lt motorinin haczedildiğini, haciz mahallinde davacı şirketin istihkak iddiasında bulunduğunu... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2012/791 Esas 2012/1050 Karar sayılı kararı ile istihkak iddiasının reddedildiğini, haciz mahallinde davacının haczedilen 10.000 lt motorinin istendiği zaman teslim edeceğini beyan ederek haciz tutanağını imzaladığını beyan ederek davanın reddi ile yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiş 01.04.2014 tarihli celsede önceki beyanları tekrarla davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, haciz tarihinde borçlu şirketin, haciz mahallinde 3.şahısla birlikte ticari faaliyette bulunduğuna ilişkin hiçbir delil elde edilemediği, borçlu şirketle davacı şirket arasında organik bağlantının saptanmadığı, muvazaayı gösterecek hiçbir delil bulunamadığı, her ne kadar davalı alacaklı vekili davacı şirketin haciz yapılan adreste 30.12.2012 tarihinde benzin satışına başladığını belirtmekte ise de resmen satışın başlamasından önce haciz sırasında tespit edilen menkullerin davacı 3. şahıs tarafından satın alınmış olmasının hayatın olağan akışına uygun olduğu, bu hususun davacı şirketin kayıtları ile de doğrulandığı, her ne kadar haczedilen menkullerden televizyonlar, bilgisayarlar (akaryakıt haricindeki hacizli menkuller) davacı 3. şahsın demirbaş kayıtlarında yer almamakta ise de, haciz tarihinde borçlu şirketin tek başına veya davacı 3. şahısla birlikte haciz adresinde ticari faaliyette bulunmadığının sabit görülmesi sonucu bu menkullerin de o adreste tescilli, ruhsatlı ticari faaliyette bulunan davacı 3. şahsın hakimiyeti ve mülkiyeti altında olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3.kişi tarafından İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan istihkak davasına ilişkindir.
Somut olayda, borcun doğum tarihinden sonra 24.08.2012 tarihinde haciz adresine ilk gidildiğinde, borçlu şirket adına bir takım evrakların bulunması, borçlu firma çalışanlarının hazır bulunup davacı 3. kişi şirket yetkilisi tarafından dışarı çıkartılmaları, yine davacı 3.kişi şirket yetkilisinin söz konusu yeri satın aldıklarını, ancak depolardaki akaryakıtların halen borçluya ait olduğunu söylemesi, borçlu ile faaliyet alanları aynı olan davacının borçlunun durumunu bilebilecek durumda olması değerlendirildiğinde İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı lehine olup bu yasal karinenin aksi davacı 3.kişi tarafından güçlü ve inandırıcı delillerle ispat edilmesi gerekmektedir. Her ne kadar davacı 3. kişi delil olarak mahcuzlara ilişkin fatura sunmuş ise de; söz konusu fatura tarihlerinin borcun doğumundan sonrasına ait olması ve her zaman temini mümkün olması nedeniyle tek başına yasal karinenin aksini ispata yeterli değildir. Açıklanan nedenlerle davanın reddi gerektiği dikkate alınmadan yazılı biçimde davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle, davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK'nun 366. ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 665,60 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 20.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy