MAHKEMESİ:Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Katkı Payı Alacağı ve Katılma Alacağı
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili ile davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı ... vekili, dava dilekçesinde belirtilen taşınmazlar ve araç nedeniyle mal rejiminin tasfiyesi ile alacak isteğinde bulunmuştur.
Davalı ..., davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, 157.742,10-TL katılma alacağının tasfiye tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının değer artış payı talebi ile katkı payı alacağı talebinin reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili ile davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı vekili ile davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davacı vekili ile davalının faiz başlangıcına yönelik temyiz itirazlarına gelince; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 239/3.maddesine göre; aksine anlaşma yoksa, tasfiyenin sona ermesinden başlayarak katılma alacağına ve değer artış payına faiz yürütülür. Yargıtay uygulamalarına göre, tasfiye tarihi buna ilişkin mahkeme kararının verildiği tarihtir. Mahkemece hüküm altına alınan alacak katılma alacağı niteliğinde olup karar tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekirken infaz sırasında yanlış anlaşılmaya sebebiyet verecek ve infazda tereddüt uyandıracak şekilde tasfiye tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi doğru değildir. Ne var ki, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür (HUMK. Md. 438/7).
SONUÇ: Temyiz olunan hükmün yukarıda (2.) bentte açıklanan sebeple hüküm fıkrasının 1.bendinin a fıkrasındaki "tasfiye" sözcüğünün hüküm fıkrasından çıkarılmasına, yerine "karar" sözcüğünün yazılmasına hükmün düzeltilmiş bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, davacı vekili ile davalının sair temyiz itirazlarının yukarıda (1.) bentte açıklanan nedenlerle reddine, 2.693,84 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 8.081, 52 TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına ve 27,70 TL peşin harcın onama harcına mahlsubu ile kalan 8,20 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, 30.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.