MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı ... vekili, evlilik birliği içinde davalı erkek adına edinilen bir adet mesken yönünden mal rejiminin tasfiye edilerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000,00 TL alacağın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabul kısmen reddine, 3.375,00 TL değer artış payı alacağı ve 6.250,00 TL katılma alacağının karar tarihinden yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Somut olayda, tasfiyeye konu edilen 5 nolu meskenin, 21.03.2002 tarihinde davalı erkeğin ......... Kooperatifine üyelik kabulü ile teslim edildiği, tapudaki tescil işleminin ise 22.07.2005 tarihinde gerçekleştirildiği, 5 nolu mesken alınırken davalı erkeğin eşler arasında mal ayrılığı rejmi geçerli iken edindiği dava dışı ......Kooperatif hissesinin satımından gelen para ve davacı kadının 4 adet altın bileziğinin kullanıldığı, 5 nolu meskenin tamamen bitirilmeden teslim edildiği, geri kalan kısmın taraflarca tamamlandığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık, davalının satın aldığı tarihte dava konusu meskenin ne kadarlık kısmının kooperatif tarafından tamamlandığı hususunda toplanmaktadır. Mahkemece, meskenin %90'ı bitmiş şekilde alındığı, geri kalan kısmın taraflarca tamamlandığı kabul edilerek, buna göre yapılan hesaplama hükme esas alınmış ise de, dosya kapsamındaki taraf, tanık beyanları ve 16.03.2016 tarihli teknik bilirkişi heyeti ek raporu dikkate alındığında, tasfiyeye konu edilen 5 nolu meskenin 2002 yılında %79,5'i bitmiş olarak davalı tarafından satın alındığının kabulü gerekir.
Mahkemece, dava konusu meskenin, tasfiye tarihi (bozmadan sonra verilecek karara en yakın tarih) itibariyle sürüm (rayiç) değeri belirlenerek, meskenin %79,5'i bitmiş olarak davalı tarafından satın alındığının kabulüyle, Daire'nin yerleşmiş ilke ve esaslarına uygun şekilde davacının değer artış payı ve katılma alacağı hesaplanması gerekirken, dosya kapsamına uygun düşmeyen oran esas alınarak tanzim edilen rapora istinaden yazılı şekilde alacağa hükmedilmesi hatalı olup, bozma nedeni yapılmıştır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davacı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nin 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1). bentte gösterilen nedenle reddine, taraflarca HUMK'nin 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 09.10.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy