MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Tapu İptal Ve Tescil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı Hazine, kadastro sırasında davalı adına tescil edilen 101 ada 67 parsel sayılı taşınmazın aslında Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmazlardan olduğunu, davalının ecrimisil ödemek suretiyle kullandığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, taşınmazın mirasbırakanlarından kendine kaldığını, ecrimisil ödemediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddianın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, Hazine tarafından açılan tapu iptal ve tescil isteğine ilişkimdir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişmeli, tarla nitelikli 101 ada 67 parsel sayılı taşınmazın davalı adına kayıtlı olduğu, kadastro tespitinin davalı adına senetsizden 10.03.2007 tarihinde yapıldığı anlaşılmaktadır.
Davacı, 05.05.2015 tarihli dava dilekçesi ile tanık olarak İbrahim Akkaya'yı bildirdiği halde, davacı tanığının çağrılarak dinlenilmden sonuca gidildiği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, davacının, dava dilekçesinde belirttiği tanığın usulüne uygun çağrılarak dinlenilmesi, beyanı alındıktan sonra bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yetinilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle, hükmün 6100 sayılı HMK'nin geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 27.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.