MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İstihkak
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Hükmüne uyulan Yargıtay 17. H.D’nin 27.09.2012 gün, 2012/7695 – 10196 sayılı bozma kararında, dava konusu haciz borçlunun faaliyet gösterdiği takip adresinde gerçekleştirildiğinden mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğu, aksinin davacı 3. kişi tarafından ispat edilmesi gerektiği, davacı 3. kişinin borçlunun amcası olduğu, haciz adresindeki faaliyetine borcun doğum tarihinden 7 gün önce başladığı gibi davacının faaliyetini yürüttüğü merkez adresinin, borçlunun ortağı olduğu Aktif Grup Ltd. Şti.nin şube adresi olduğu, davacı 3. kişi ile borçlu arasında alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla yapılan muvazaalı işlemler bulunduğu gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirtilmiş, Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda, bozma ilamındaki gerekçelere uygun olarak davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi vekili ve katılma yoluyla davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı 3. kişi vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1-Yargıtay ilamında belirtilen bozma sebepleri çerçevesinde işlem yapılarak karar verilmiş, bozma ile kesinleşen hususların yeniden temyiz sebebi yapılmasına usul hükümleri elvermemiş bulunmasına ve temyiz edilen kararda yazılı gerekçelere göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davalı alacaklı vekilinin katılma yoluyla yaptığı temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. Maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
İİK'nun 97/13. maddesine göre istihkak davası üzerine takibin talikine karar verilip de neticede dava reddolunursa alacaklının alacağından bu dava dolayısıyla istifası geciken miktarın %20'den aşağı olmamak üzere davacıdan tazminat alınmasına hükmolunacağı kurala bağlanmıştır. Somut olayda da takibin durdurulmasına karar verildiğine göre İİK'nun 97/13 maddesi gereğince bu dava nedeniyle davacı 3. kişinin tutumu sonucu alacağın tahsili geciktiğinden, alacaklı yararına %20 tazminata hükmedilmesi gerekirken bu yönün gözardı edilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı 3. kişi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 29,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 10.11.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.