MAHKEMESİ:Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Katılma Alacağı
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 13.02.2018 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacı vekili Av. ... geldi. Karşı taraftan kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... vekili, evlilik birliği içinde biri davacı, diğeri davalı adına kayıtlı iki adet taşınmaz edinildiğini, Merkez Bankası'nda biri müşterek, diğeri ise sadece davalı erkek adına kayıtlı hesaplarda euro cinsi paralar bulunduğunu, bu malvarlığının tarafların ortak kazancı ile edinildiği izah ederek, mal rejiminin tasfiyesi ile taşınmazlar yönünden aralarındaki değer farkının, banka hesapları yönünden ise eşit şekilde taksim ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100.000,00 Euronun faiziyle tahsilini talep etmiş, 08.05.2014 tarihli harcını yatırmak suretiyle sundukları dilekçe ile banka hesapları yönünden 108.827,91 Euro ve taşınmazlardan kaynaklı 7.500,00 TL'si olarak talep miktarını arttırmıştır.
Davalı ... vekili, davacının malvarlığının edinilmesinde hiçbir katkısının bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taşınmazların rayiç bedelleri arasındaki fark nedeniyle 7.500,00 TL, Merkez Bankası'ndaki 47676 numaralı döviz hesabından kaynaklı para nedeniyle de 26.535,25 Euro, 415862 numaralı döviz hesabından kaynaklı para nedeniyle ise 29.237,19 Euro olmak üzere davanın kısmen kabulüne 7.500,00-TL ve 55.767,44-Euro katılma alacaklarının (karar tarihindeki kur oranı dikkate alınarak 55.767,44 x 3.215 = 179.292,32-TL) karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacı tarafın fazla isteminin reddine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde 47676 nolu hesapta reddedilen kısım yönünden davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davalı erkek adına kayıtlı 47676 nolu hesap yönünden, mal rejiminin sona erdiği tarih itibariyle mevcut bakiyeye göre yapılan hesaplamaya istinaden alacağa hükmedilmiş ise de bu karar yerinde olmamıştır. Davacı taraf, dava dilekçesinde eşler arasında daha önce görülen ve ayrılık kararı ile neticelenen ... 1. Aile Mahkemesi 2009/21 esas ve 2009/1624 karar sayılı dava dosyasında her iki hesaba da tedbir konduğunu, davalının adına olan hesap yönünden davalıya Mahkemece 2/3 tasarruf yetkisi tanındığını, davalınında bunun üzerine hesaptan tasarruf yetkisi tanınan miktarı çekerek haksız kazanç sağlamaya çalıştığını açıklayarak bu meblağında tasfiyeye dahil edilmesini istemiştir.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden, Merkez Bankası'ndaki bu hesaptan mal rejiminin sona erdiği boşanma dava tarihi 20.03.2012'den bir süre önce ayrılık davasına bakan mahkemenin verdiği yetkiye istinaden 01.02.2012 tarihinde davalı erkek tarafından 106.120,96 euro çekildiği anlaşılmaktadır. TMK'nun 229/2. maddesine göre bir eşin mal rejiminin devamı süresince diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirlerin edinilmiş mallara değer olarak ekleneceği hükme bağlanmıştır. Buna göre bankadan çekilen bu paranın aksi ispat edilemediği, hayatın olağan akışı nazara alındığında, mal rejimi sona erdiğinde davalının uhdesinde bulunduğunun kabulü gerekir. Bu açıklamalar karşısında davalının katılma alacağını azaltma amacı ile parayı çektiği gözetilerek dava konusu 106.120,96 Euronun tasfiye bakımından eklenecek değer olduğu kabul edilmesi ve 47676 nolu hesap yönünden artık değerin belirlenerek davacının katılma alacağının (TMK. m.236/ı) hüküm altına alınması gerekirken yazılı şekilde bu para dahil edilmeden alacağa hükmedilmesi bozma nedeni yapılmıştır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 1.630,00 TL Avukatlık Ücreti'nin davalıdan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davacıya verilmesine,
taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 13.02.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.