MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Borçlu vekili takibe konu ilamın taşınmazın aynına ilişkin olması sebebiyle kesinleşmeden takibe konulamayacağını, bu nedenle icra takibinin iptalini istemiştir. Mahkemece, ilamın taşınmazın aynına ilişkin olmadığı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmesi üzerine hüküm, borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda, ... 21. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin .... sayılı ilamının incelenmesinde, davalının gece kondu yapmak suretiyle davacıların maliki oldukları taşınmaza vaki müdahalesinin men'ine ve yapının kal'ine hükmedildiği anlaşılmaktadır. Öncelikle, kal'e (yıkıma) ilişkin davalar sonunda verilen kararların kesinleşmeden icrası ve daha sonra hükmün bozulması halinde telafisi imkansız zararların meydana geleceği göz önüne alınarak, bu konuda verilen kararların kesinleşmeden icra edilemeyeceği kabul edilmelidir. Öte yandan, Mahkemece, takip konusu ilamda davalı taşınmazın kadastro parseli halinde iken 2981 sayılı Yasa gereğince 06.10.1986 tarih 2070 sayılı tapu tahsis belgesi ile davalıya tahsis edildiği, taşınmaz bedelinin davalı tarafından Belediyeye ödendiği, imar uygulaması sonucunda davalı gecekondunun ... parsel sayılı taşınmazlar üzerinde kaldığı; ... Belediyesi'nin ... sayılı kararı ile davalının tapu tahsis belgesinin iptal edildiği tartışılarak sonuca ulaşıldığı bu nedenlerle taşınmazın mülkiyeti yönünde de bir ihtilafın olduğu ve ilamın kesinleşmeden infaz edilemeyeceği nazara alınarak, şikayetin kabulüne karar verilmesi yerine, yazılı gerekçeyle şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
O halde Mahkemece, şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenle İİK'nun 366. ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 29,20 TL peşin harcın istek halinde geri verilmesine 29.09.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy