MAHKEMESİ:Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Katılma Alacağı
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, eşya alacağına ilişkin davanın açılmamış sayılmasına, mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacağa ilişkin davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı ... vekili, evlilik birliği içinde edinilen malvarlığı ve eşya nedeniyle 1.000,00 TL alacağın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, Kağıthane'deki 12 parsel sayılı taşınmaza, ...'ta bulunduğu iddia edilen taşınmazlara ve ... plakalı araca yönelik talebin reddine, davacının perde ve mobilyaya ilişkin talebinin açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 sayılı HMK m. 33). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, eşya ve mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak isteğine ilişkindir.
Somut olaya gelince; eşler, 03.09.1984 tarihinde evlenmiş, 13.09.2010 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün, 25.12.2013 tarihinde kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona ermiştir (TMK m. 225/son). Sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden 4721 sayılı TMK'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (743 sayılı TKM m.170), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar ise, edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (4722 sayılı yasanın m. 10, TMK m. 202/1). Mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı bulunduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır. (TMK m. 179).
Yukarda açıklanan yasal düzenleme ve ilkeler uyarınca yapılan incelemede;
1. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacı vekilinin ...'deki taşınmaza yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; davacının dava dilekçesinde 'davalının ...'de bir apartman dairesi bulunduğunu', davacı vekilinin 27.01.2015 tarihli dilkeçesinde de taşınmazın adresinin '...- ....No: 39/4' olduğunu, davalının da cevap dilekçesinde '...'deki daireyi çalışarak aldığını' belirttiği, ... Tapu Müdürlüğü'nden gelen yazılarda davalı adına kayıtlı taşınmaz olmadığının bildirildiği, mahkemece tapu müdürlüğünden gelen yazı cevabı dikkate alınarak taşınmaz yönünden davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. O halde, mahkemece taşınmazın varlığı hususunda davalının kabulü ve davacı tarafından bildirilen adres bilgileri dikkate alınarak, taşınmaza yönelik araştırma yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
3. Davacı vekilinin araca yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının dava dilekçesinde 'davalı adına 1997 model ... Starex marka aracın olduğunu' iddia ettiği, dosya kapsamına alınan trafik kaydında göre 'davalı adına 21.02.2012 tarihinde satın alınan ... plakalı 2006 model ... marka aracın olduğunun' bildirildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, davalı adına kayıtlı 1997 model ... ... marka araç olup olmadığı araştırılmadan davalı adına tespit edilen aracın boşanma dava tarihinden sonra edinildiği gerekçesi ile araç yönünden davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarda 2. ve 3. bentte gösterilen sebeplerle 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA; davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının yukarda 1. bentte gösterilen sebeplerle reddine, ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 10.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.