MAHKEMESİ:Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Mülkiyet Hakkı Tanınması
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, görevsizlik kararı verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, evlilik birliği içinde davalı eş adına edinilen 1273 ada 10 parselde bulunan 10 numaralı bağımsız bölümü, muris eşi ile birlikte satın aldıklarını ve burayı aile konutu olarak kullanmaya başladıklarını, taşınmazı satın alırken bankadan kredi kullandıklarını, taşınmaza ilişkin borçları da muris eşi ile birlikte ödediklerini açıklayarak, TMK'nin 255/1 maddesi uyarınca dava konusu taşınmazın muris eşi ...... adına olan tapu kaydının iptali ile davacıya mülkiyet hakkı tanınmasını ve bu hakkın tapu kaydına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, HMK'nin 4. maddesi gereğince Mahkemenin görevsizliğine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili ...... Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 Sayılı HMK mad.33). Mahkemece, davacı tarafça dava dilekçesi ve ön inceleme duruşmasında TMK'nin 255/1 maddesinin belirtildiği, ancak TMK'nin 652. maddesi gereği miras payına mahsuben mülkiyet hakkı talep edildiği şeklinde nitelendirme yapılmış ise de; dava dilekçesindeki açıklamalar, ön inceleme duruşmasındaki talebin nitelendirilmesi ve tüm dosya kapsamına göre davacının talebi, ölüm nedeniyle mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan, katılma alacağına mahsuben mülkiyet hakkı tanınması isteğine ilişkindir.
4787 Sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun'un 5133 Sayılı Kanunla Değişik 4. maddesi; 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu'nun ikinci kitabından üçüncü kısım hariç olmak üzere aile hukukundan (TMK mad.118 ila 395) kaynaklanan bütün davaların Aile Mahkemesi'nde bakılacağını hükme bağladığına, Aile Mahkemesi kurulmayan yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nca belirlenen Asliye Hukuk Mahkemeleri'nde davanın Aile Mahkemesi sıfatı ile görülüp karara bağlanması gerektiğine (HGK’nin 16.11.2005 tarihli ve 2/673-617 sayılı kararı) göre, yukarıda yazılı talep karşısında eldeki davada görevli Mahkeme Aile Mahkemesi olduğundan Mahkemece yargılamaya devam edilerek, taraf delillerinin toplanması, neticede davanın esası hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmesi yerine yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla ve HUMK'nin 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nin 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 18.10.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.