MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Tapu İptali Ve Tescil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı ... vekili, davalıların mirasbırakanı adına kayıtlı 2787 parsel sayılı taşınmazın 1985 yılında vekil edeni tarafından satın alındığını ve o tarihten bu yana nizasız fasılasız kullanıldığını, kayıt malikinin 17.07.1968 tarihinde öldüğünü, Türk Medeni Kanunu’nun 713/2 maddesi uyarınca anılan taşınmazın tapu kaydının hukuki niteliğini yitirdiğini açıklayarak taşınmazın tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ..., davayı kabul ettiğini beyan etmiş; davalı ... ise davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne, 2787 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir. Hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, TMK'nin 713/1. fıkrasındaki kazanmayı sağlayan zilyetlik ve 2. fıkrasında yer alan, “…maliki 20 yıl önce ölmüş…” hukuki sebeplerine dayalı olarak açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır.
1. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı ... vekilinin yargılama giderlerine yönelik diğer temyiz itirazlarına gelince;
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 17.02.2010 tarihli ve 2010/8-58 Esas, 2010/78 Karar sayılı kararına göre TMK'nin 713/2. fıkrasına dayalı olarak açılan davalarda, davanın kabul edilmesi halinde dahi kayıt maliki ile mirasçılarına yargılama giderleri yükletilemez, harç ve vekalet ücretiyle sorumlu tutulamazlar.
Az yukarıda açıklanan nedenle, Mahkemece, harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan alınmasına karar verilmesi doğru olmamış ise de, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 2., 3., 5., bentlerinin düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; hükmün 2. bendindeki ''....davalılardan.…'' ifadesinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına yerine ''.... davacıdan ....'' kelimesinin yazılmasına; hükmün 3.bendindeki ''....3-Davacı tarafından yatırılan toplam 1.844,40TL harç ile 836TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine, ...', 5.bendindeki ''...5-Davacı yararına takdir olunan 11.390,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine...'' ibarelerinin tamamen çıkarılarak yerlerine ''...3- Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4- Davanın niteliği gereği davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,... '' ibarelerinin yazılmasına, Yerel Mahkeme hükmünün 1086 sayılı HUMK'un 438/7. fıkrası gereğince düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle reddine, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 16.03.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.