MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVACI(3.Kişi) : ...
DAVALI(Alacaklı) : ...
(Borçlu) : Sedat Tarım
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı üçüncü kişi, kendisine ait 100 çuval fındığın yokluğunda haczedildiğini, borçlunun eşi olduğunu ancak işyerlerinin farklı olduğunu, mahcuzların borçlu elinde değil kendisine ait depoda haczedildiğini belirterek, davanın kabulünü talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacı üçüncü kişi vekili tarafından eksik nispi harç giderinin yasal süresinde yatırılmadığı gerekçesi ile HMK'nin 120/2 maddesi gereğince verilen kesin süre içerisinde eksik harç yatırılmadığından, davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3. kişinin İİK'nin 96. ve devamı maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
Harçlar Yasası'nın 30 ve 32. madde hükümleri gereğince, harca tabi bir davada harç tamamlatılmadan davanın esasına girilemez, ancak bu eksikliğin giderilmesi için ilgili tarafa süre verilmelidir. Mahkemece davacıya harcı tamamlaması için usulüne uygun olarak süre tanınması, yatırılması gerekli harcın miktarının hesaplanarak ilgili muhtıraya derc edilmesi, harcın yatırılması halinde işin esasına girilerek olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi, harcın belirlenecek süre içerisinde yatırılmaması halinde ise Harçlar Yasası'nın 30. maddesi gereğince, dosyanın, işlemden kaldırılıp (HMK. 150 m.), yasal süresi içinde yenilenmediği takdirde açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekir.
Somut olayda ise, 16.03.2016 tarihli duruşma tutanağının 1 nolu bendinde, "Davacı vekiline eksik harcı yatırmak üzere 2 hafta kesin süre verilmesine, aksi halde dava şartı yokluğundan davanın reddedileceğinin ihtarına, (ihtar edildi.)" şeklinde ara kararı verildiği, buna göre Mahkemece, davacının yatırması gereken harç miktarının belirlenmediği, bu konuda davacı tarafa ödev yüklendiği görülmektedir. Oysa ki, davaya dayanak icra takip dosyasında alacak miktarı ve mahcuzların değeri belirli olup, bu miktar ve değerlerden hangisi az ise dava değerinin bu yolla mahkemece dava değeri olarak belirlenmesi, bundan sonra yatırılacak miktar rakamsal olarak açıkça gösterilerek, verilen kesin süre içerisinde yatırılmasının istenmesi ve yatırılmamasının sonuçlarının da ihtar edilmesi gerekirken yazılı şekilde ara karar kurulması ve neticede davanın usulden reddi doğru değildir. Kaldı ki, usulüne uygun verilen süre içerisinde harcın tamamlanmaması halinde Harçlar Kanunu'nun 30. maddesi ve HMK'nin 150. maddesi uyarınca dosyanın işlemden kaldırılıp, yasal süre içerisinde yenilenmediği takdirde, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken, davanın usulden reddi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı 3.kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK'nin 366 ve HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca İİK'nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 9.10.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy