MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Elatmanın Önlenmesi, Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Dava dilekçesinde, davacı ile davalının boşanmalarına rağmen, davalının davacıya ait taşınmazı kullanmaya devam ettiği ileri sürülerek davalının taşınmaza elatmasının önlenmesi ile 10.000 TL ecrimisilin tahsili istenmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazda davacı ile müşterek çocukları Kübra'nın kaldığını, ara sıra kızı Kübra ile kardeşi arasındaki bağların kopmaması için birlikte kaldıklarını, kendisi ile küçük çocukları Rabia İrem'in boşanma tarihinden sonra arkadaşı ...'un evinde kaldıklarını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile davalının ..İli, ...İlçesi, ... Mah., 1117 ada, 2 parsel B Blok, 3. Kat 6 nolu bağımsız bölüme yönelik davalının el atmasının önlenmesi ile tahliyesine ve 7.676,67 TL ecrimisilin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davanın kabulüne dair karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapuda davacı adına kayıtlı taşınmaza elatmanın önlenmesi ile ecrimisil isteklerine ilişkindir.
1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
23.12.1976 tarihli ve 1976/7-6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere harç, adli ve idari hizmetlerde ve bu hizmetlerin gerektirdiği masrafları karşılamak mülahazasıyla gerçek ve tüzel kişilerden Hazine'ce alınan bir paradır. Buna göre, bir hizmetin harç konusu olabilmesi için kişilerin bir kamu kurumundan yararlanmaları, kişilere kamu eliyle özel bir yarar sağlanması ve kamu idaresinin kişilerin özel bir işiyle uğraşması gerekmektedir.
Bir kamu hizmetinden dolayı harç alınabilmesi, bu hizmetin kanunla belirlenmesine ve bu hususla ilgili harç alınmasına ilişkin düzenlemelerin de kanunda yer almasına bağlıdır.
Nitekim TC Anayasanın 73. maddesinde "vergi, resim, harç vb. mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır" hükmü öngörülmüştür.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 12.04.2017 tarihli ve 2017/1-1201 Esas, 2017/716 Karar sayılı içtihatında açıklandığı üzere; Yargı harcı devletin mahkemeler aracılığıyla yaptığı hizmete ondan yararlananların katkısıdır. Kanunla açıkça yargı harçlarından muaf olduğu ya da işleminin müstesna olduğuna ilişkin düzenleme yapılmamış olan herkes, bu harçları ödemekle yükümlüdür.
04.03.1953 tarihli ve 10/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca taşınmaz malın aynına ilişkin davalarda 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 16.maddesi uyarınca dava değerinin el atılan yerin değeri ile talep edilen ecrimisilin toplamından ibaret olması gerektiği yönündedir
Somut olayda, dava açılırken toplam 10.000 TL dava değeri üzerinden harç yatırılmak suretiyle elatmanın önlenmesi ve ecrimisil talep edilmiştir. Yapılan keşif sonucu taşınmazın değerinin dava tarihi itibari ile 160.000 TL olduğu tespit edilmiş ve davacı vekili tarafından 157.677 TL üzerinden tamamlama harcının ikmal edildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, elatmanın önlenmesi ile birlikte 7.676,67 TL ecrimisile hükmedilmiş olup hüküm ile birlikte toplam dava değeri olan 167.676,67 TL (160.000 TL +7.676,67 TL) üzerinden harçlar tarifesi üzerinden hesap edilecek nispi harca hükmedilmesi gerekirken sadece ecrimisil bedeli üzerinden hesap edilen harca hükmedilmesi doğru değil ise de; bu husus yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden bozma nedeni yapılmamış, hükmün (3) numaralı fıkrasının HUMK'un 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte gösterilen nedenle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan sebeplerle hükmün (3) numaralı fıkrasının tamamının hükümden çıkartılarak yerine "3-Kabul edilen dava değeri üzerinden alınması gerekli 11.454,00 TL nisbi harçtan dava açılırken peşin alınan 170,80 TL ile 2.692,73 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 8.590,474 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, " ibaresinin yazılmak suretiyle Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi yollaması ile HMK'nın 304. maddesi (1086 sayılı HUMK'un 438/7. fıkrası) gereğince DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİ İLE ONANMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 04.03.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.