MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, intifa hakkının tescili, tapu iptal ve tescil davasının asıl davanın kabulüne-birleşen davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 08.05.2018 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacı vekili Avukat ... geldi, karşı taraftan gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili asıl dosyada, vekil edeni ile davalıların ortak muris ...'ndan intikal eden 997 (eski 173) parsel sayılı taşınmazda elbirliği mülkiyeti şeklinde malik olduklarını, vekil edeni ile diğer mirasçılar arasında 15/06/1978 tarihli rizai taksim sözleşmesinin yapıldığını, bu sözleşmeye dayanılarak bir kısım mirasçılar tarafından ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde 1980/463 Esas sayılı dosyası ile tapu iptal ve tescil davası açıldığını, mahkemece 1986/920 sayılı karar ile; taraflar arasındaki düzenlenmiş taksim sözleşmesine istinaden taksimi yapılan taşınmazların taksim sözleşmesindeki tarafların iradelerine ve duruşmadaki beyanlarına uygun olarak hissedarlar arasında tesciline kararı verildiğini ve kararının kesinleştiğini, kararda dava konusu taşınmaza ilişkin bir hüküm kurulmadığını, ilama bağlanan rizai taksim sözleşmesi ile dava konusu parselin kullanım hakkının vekil edenine bırakıldığını belirterek dava konusu taşınmazın rızai taksim sözleşmesinden kaynaklı olarak kullanma hakkının vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davacı vekili birleşen dosyada, taraflar arasındaki 15/06/1978 tarihli rızai taksim sözleşmesi uyarınca açılan ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1980/463 Esas sayılı dosyasında yapılan keşif sırasında davalılar murisi ...'nun dava konusu 997 parsel sayılı taşınmazdaki hissesinin tamamını vekil edenine verdiğini ve onun adına tesciline muvafakat ettiğini beyan ettiğini, dava konusu taşınmaz ile ilgili ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülen ve kesinleşen dava dosyasında herhangi bir hüküm kurulmadığını belirterek, iştirak bozulmamak kaydıyla, dava konusu taşınmazda Piri ...mirasçıları olan davalıların paylarının iptal edilerek vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Asıl davada ve birleşen davada davalılar ..., ... ve ..., davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, el yazısıyla yazılmış 17/01/1977 tarihli taksim sözleşmesinde davacının talep ettiği hakkın bulunmadığını, sözleşmede davacıya verilmiş intifa hakkı bulunmadığını, murislerinin keşifteki beyanından dava konusu taşınmazın devredildiği anlamına gelmeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Asıl dosyada, bir kısım davalılar davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, asıl davanın kabulüne, 997 parsel (eski 173 parsel) sayılı taşınmazın intifa hakkının davacıya ait olduğunun taşınmazın tapu kaydına kayıt ve tesciline, birleşen davada ise, davalılar murisinin taşınmazdaki hissesinin devrine yönelik beyanının ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1980/463 Esas sayılı kayden görülen davada; 11/04/1985 tarihinde yapılan keşifte miras taksim sözleşmesinden sonraki bir tarihte olduğu, bu husus ve sözkonusu beyanlara rağmen ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1980/463 Esas sayılı dava sonucu verilen kararda tarafların talebine rağmen bu konuda karar verilmemesi dikkate alındığında, davalılar murisinin 17/01/1977 tarihli taraflarca kabul gören miras taksim sözleşmesi ile pay almadığı dava konusu taşınmazda hissesinden feragat etmiş olduğu, taşınmazın mülkiyetinin miras taksim sözleşmesi hükümlerine göre dava dışı ...'na ve ...'na verildiği, bu sebeple davalılar murisinin beyanlarının taşınmazda hissesi kalmadığından hukuken bir hüküm ifade etmediği taraflar arasında tüm mirasçıların katılımıyla yapılmış olan miras taksim sözleşmesi hükümlerinin öncelikli olarak tarafları bağlayıcı olduğu, dava konusu taşınmazda miras taksim sözleşmesi ile davalılar murisine pay verilmediği, bu durumda hissesi olmayan bir taşınmazda yaptığı devir beyanının da geçerli sayılamayacağı gerekçesi ile birleşen davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm duruşma talepli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tüm dosya içeriği ve toplanan delillerden, dava konusu eski 173 parsel sayılı taşınmazın tapulama yolu ile tarafların yakın murisi Mehmet Niyazi Ramazanoğlu adına tescil edildiği, 20/07/1988 tarihinde ...mirasçıları adına intikal gördüğü, muris mirasçılarının 17/01/1977 (15/06/1978) tarihinde miras taksim sözleşmesi yaptıklarını, bu taksim sözleşmesinde dava konusu eski 173 parsel sayılı taşınmazın çıplak mülkiyetinin 24/74 payının dava dışı murisin kızı ...'na, 50/74 payının ise murisin eşi ...'na bırakıldığı, yapılan bu taksim sözleşmesine dayalı olarak davalılar murisi ... tarafından ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1980/463 Esas sayılı dosyasında tapu iptal ve tescil davası açıldığı, bu dosyada 11/04/1985 tarihinde yapılan keşif sırasında davalılar murisi ...'nun alınan beyanında, dava konusu taşınmazdaki hissesini kardeşi olan davacı ...'na verdiğini ve onun adına tescile muvafakat ettiğini beyan ettiği ve beyanın altını imzaladığı, muris ...'nun 28/07/1980 tarihinde vefat ettiği ve mirasçılarının davacı ile davalıların murisi ... ile dava dışı mirasçılar olduğu anlaşılmıştır.
İddianın ileri sürülüş şekli, davaya dayanak olarak sunulan keşif beyanında yer alan açıklamalara göre dava, miras payının devri sözleşmesine dayalı TMK'nun 677. maddesi uyarınca açılan pay iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Terekenin tamamı veya bir kısmı üzerinde miras payının devri konusunda mirasçılar arasında yapılan sözleşmelerin geçerliliği yazılı şekle bağlıdır (TMK.m.677/1). Mirasçılar arasındaki devirler için söz konusu olan bu yazılı şeklin adi yazılı olarak yapılması yeterlidir.
Somut olayda, mirasçılar arasında yapılan taksim sözleşmesinde, dava konusu taşınmazın çıplak mülkiyeti dava dışı mirasçı ile tarafların murisi olan anneleri ...'na verilmiş, ... dosyada yer alan veraset ilamına göre 28/07/1980 tarihinden vefat etmiş, mirası davalılar murisi, davacılar ve dava dışı mirasçılarına kalmıştır. Taksim sözleşmesine ilişkin açılan davada yapılan 11/04/1985 tarihli keşifte, davalılar murisi dava konusu 173 parseldeki hissesini davacıya devrettiğini beyan ederek,beyanın altını imzalamıştır. Bu beyanın verildiği ve imzalandığı tarihte dava konusu taşınmaz iştirak halinde mülkiyet hükümlerine tabi olup, dava konusu taşınmazda davalılar murisinin annesi ...'den kendisine intikal eden miras payının devrine ilişkin beyanı TMK nın 677. maddesi hükmü uyarınca kural olarak geçerli ve sonuç doğuran bir beyandır. Her ne kadar dava konusu taşınmaz 20/07/1988 tarihinde muris ... mirasçıları adına intikal görmüş ise de, o tarihte ve halen de davacı, davalılar ve dava dışı mirasçılar adına elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi olarak kayıtlıdır.
O halde Mahkemece, davalılar murisinin bahse konu dosyadaki imzalı beyanının TMK'nın 677.maddesi uyarınca miras payı devrine yönelik olduğu, pay devri tarihi itibarı ile ölmüş olan ortak muris ...'nin terekesinin elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi olduğu ve elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi taşınmazlar üzerindeki miras payının devrinin mümkün bulunduğu göz önünde bulundurularak, taksim sözleşmesinde ...'ye düşen 50/74 pay üzerinden davalılar ...'ye düşen hisse oranı belirlenip, bu hisse oranında davalılar payının iptaline karar vermek gerekirken, yazılı gerekçe ile birleşen davanın reddine karar verilmesi yanlış olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 08/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy