MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın kabulüne dair kararın davalı 3. kişi tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 03.03.2016 gün ve 2016/3366 Esas, 2016/3852 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmişti. Davacı alacaklı vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı alacaklı vekili, 20.05.2010 tarihinde haczedilen makinelerin borçluya ait olduğunu, haczin yapıldığı iş yeri sahibinin, makinenin borçluya ait olduğunu bildirmesi üzerine haciz yapıldığını, istihkak iddiasında bulunan 3. kişinin borçlunun oğlunun ortağı olduğunu ileri sürerek, istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı 3. kişi ..., mahcuzun yetkilisi olduğu ............ Ltd. Ş ait olduğunu, borçlu şirket yetkilisi ......... Demirkıran'ın,............ Ltd. Şti'nin sadece müdürü olduğunu, hissesinin bulunmadığını, daha sonra müdürlükten de ayrıldığını, ispat yükünün davacıda olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı borçlu davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına ve bilirkişi raporuna göre ispat yükü davacıda ise de; istihkak iddiasında bulunan şirket ile borçlu şirket arasındaki hukuki ve fiili irtibat dikkate alındığında, istihkak iddia eden 3 kişinin, bu durumun aksini ispat etmesi gerektiği; bu hususun ispat edilemediği; haczin şekli, hacizdeki beyanlar, belgelerdeki kayıtlar dikkate alındığında haczedilen menkulün, borçluya ait olduğunun kabul edilmesi gerektiği; istihkak iddiasında bulunan şirket ile borçlu şirketin yetkilileri ve ortakları arasında bağlantı bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dairemizin 03.03.2016 gün, 2016/3366 Esas, 2016/3852 Karar sayılı ilamı ile hükmün, 27.05.2010 tarihli dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen ... hakkında taraf sıfatı (pasif husumet ehliyeti) yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde bu davalı hakkında da esasa ilişkin karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiş olup, bozma kararına karşı davacı alacaklı vekili tarafından karar düzeltme talebinde bulunulması üzerine dosya yeniden incelenmiştir.
Uyuşmazlık, alacaklının İİK'nun 99. maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir.
Dairemizce tesis edilen 04.07.2014, 08.04.2015 ve 19.11.2015 tarihli geri çevirme kararlarından sonra, 19.11.2015 tarihli geri çevirme kararına istinaden dava dosyasına beyanda bulunan Av. ..., 27.01.2016 tarihli beyan dilekçesinde; sadece davalı ...'un vekili olduğunu ifade etmiştir. Buna göre, hükmü temyiz eden Avukat ...'in davalılardan............ Ltd. Şti.nin vekili olmadığı, mezkur şirketin temsilcisi olan ...'un vekili olduğu anlaşılmıştır. Buna göre, hükmü temyiz eden, Avukat ...'in davalı şirket............ Ltd. Şti. adına temyiz hak ve yetkisi yoktur. Yukarıda anılan geri çevirme kararlarından sonra, geri çevirme kararlarının gereği olarak, davalı............ Ltd. Şti.nin ticaret sicil adresi dikkate alınarak usulune uygun yapılan tebligattan sonra ise şirket tarafından yapılmış herhangi bir temyiz başvurusu olmamıştır.
İİK'nin 99. maddesi uyarınca alacaklı tarafından açılan istihkak davalarında dava, istihkak iddiasında bulunan 3. kişi ile dosyanın durumu dikkate alınarak borçluya karşı açılır. Mahkemece uyulan 17. Hukuk Dairesinin 29/03/2012 tarihli bozma ilamına göre, davalı 3. kişi konumundaki şirketin temsilcisi olan ...'un taraf sıfatı bulunmamaktadır. Bu doğrultuda, verilen hükmü temyiz etme hakkının bulunduğundan da söz edilemez.
Mahkemece, taraf sıfatı bulunmayan ... isminin karar başlığında yazılmış olması maddi hataya dayalı olup bu yanlışlığın mahallinde her zaman giderilmesi mümkündür.
O halde, taraf sıfatı bulunmayan ... vekilinin temyiz dilekçisinin reddine karar verilmesi gerekirken hükmün bozulduğu anlaşılmakla karar düzeltme isteminin kabulü ile temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Davacı alacaklı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 03.03.2016 gün ve 2016/3366 Esas, 2016/3852 Karar sayılı bozma kararının kaldırılarak davalı üçüncü kişi şirket yetkilisi ... vekilinin temyiz dilekçisinin REDDİNE, peşin harcın istek halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 18/10/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy