MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Muhdesat Tespiti
... ile ... Holding A.Ş. aralarındaki muhdesat tespiti davasının reddine dair ... 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen ... sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, ... parsel sayılı taşınmazın müvekkili ile davalı adına tapuda kayıtlı olduğunu, taşınmaz üzerinde bulunan 3 katlı binanın müvekkiline ait olduğunu, tek katlı binanın ise davalıya ait olduğunu, davalının ortaklığın giderilmesi davası açtığını belirterek, taşınmazın üzerindeki 3 katlı binanın müvekkiline ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davalının taşınmazdaki 1/2 oranındaki payını cebri icra suretiyle satın aldığını, üzerindeki tüm muhdesatlara değer biçildiğini ve bu şekilde payını edindiğini, muhdesatlar üzerinde yarı oranında hak sahibi olduğunu açıklayarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece,... parsel sayılı taşınmazın üzerinde bulunan ve İnşaat Mühendisi ... ile Fen Bilirkişisi ...'ün ... tarihli raporlarında konumu ve özellikleri gösterilen doğu-güney cepheli köşe oturumlu 3 katlı binanın davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairemizin ... sayılı ilamıyla davacının hukuki yararı olmadığı ve bu sebeple davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile mahkeme kararı bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak davanın hukuki yarar şartı yokluğundan dolayı reddine, davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 15.554,80 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir. Bu defa; karar, davacı vekili tarafından esasa ve vekalet ücretine yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava, muhdesatın tespiti isteğine ilişkindir.
1)Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, Mahkemece bozma gereklerine uygun biçimde hüküm verildiğine göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2)Davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Davanın, dava ön şartının yokluğu nedeniyle reddine karar verildiği gözetildiğinde davalı lehine hükmedilecek avukatlık ücretinin hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2. maddesi uyarınca belirlenmesi zorunludur.
Bu olgular dikkate alındığında davalı taraf yararına "Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere" avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken, tarife hükümlerine aykırı şekilde fazla avukatlık ücretine hükmedilmesi hatalı olup, davacı tarafın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde ise de; bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün bu bölümünün HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ- Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle; hükmün 4 nolu bendinde yer alan " ...reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 15.554,80 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine" sözlerinin hükümden çıkarılarak yerine "karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap edilen 1.800,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine" söz ve rakamlarının yazılıp eklenmesine; sair temyiz itirazlarının 1. bentteki nedenlerle reddi ile hükmün düzeltilen bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, taraflarca HUMK’nun 440/1. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 29,20 TL peşin harcın istek halinde davacıya iadesine, 19/10/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.