MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davalılar ...-... vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 20.03.2018 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden ... ve ... vekili Av. ... geldi. Karşı taraftan gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar vekili, ortaklığın giderilmesi davasına konu olan 385 Ada 45 parselde kayıtlı taşınmazın tapuda vekil edenleri ile davalılar adına kayıtlı olduğunu, davaya konu taşınmaz üzerinde bulunan binanın vekil edenlerinin miras bırakanı olan ... tarafından inşa edildiğini belirterek, dava konusu taşınmaz üzerindeki binanın vekil edenlerine ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar ... ve ... vekili, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan binanın vekil edenlerinin annesi tarafından yaptırıldığını, davacıların murisinin bina yapıldığı sırada Niksar da ikamet etmediğini, Niksar da bulunmayan bir kişinin evi yaptırmasının da mümkün olamayacağını, binanın bulunduğu arsanın tarafların ortak murisine ait olduğunu, dolayısıyla arsa üzerindeki binanın da taşınmazın ayrılmaz bir parçası olduğunu, davacıların murisinin bu nedenle mülkiyeti kendine ait olmayan bir arsa üzerinde ev yaptırmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Diğer davalı ...,davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile, davaya konu 385 ada 45 parselde kayıtlı taşınmaz üzerindeki 4 katlı (Bodrum+Zemin+2 kat) binanın davacıların murisi ... tarafından yapılmış olduğunun ve binanın mülkiyetinin eşit hisseler ile davacılara ait olduğunun tespitine karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafındna temyiz edilmiştir.
Dava, muhdesat tespiti isteğine ilişkindir.
1-Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre yazılı şekilde hüküm verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur(4721 s.lı TMK 684/1 m). Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyet kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer(TMK 718 m). 22.12.1995 tarih ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi Eşya Hukukunda, muhdesattan, bir arazi üzerinde yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir. Muhdesat, sahibine arazi mülkiyetinden ayrı, bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak bahşetmez. Muhdesat sahibinin hakkı, sadece şahsi bir haktır(TMK 722, 724, 729 m.ler). Taşınmaz üzerindeki bina, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez. Açıklanan ilke ve esaslara göre, kural olarak muhdesatın arz malikinden başkasına aidiyetinin tespiti istenemez.
Ne var ki; çoğun içinde azda vardır kuralı gereğince, muhdesatın mülkiyetinin aidiyetinin tespiti isteğinin, muhdesatı meydana getirenin tespitini de kapsadığı kabul edilmelidir. Muhdesatın aidiyeti isteğiyle açılan bu tür davalarda, güncel hukuki yararın mevcut olması ve iddianın kanıtlanması durumunda muhdesatın davacı tarafça meydana getirildiğinin tespitine karar verilmesi gerekir.
Somut olayda; dosya içeriğine, toplanan delillere ve tanık beyanlarına göre, dava konusu 385 ada 45 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 4 katlı (Bodrum+Zemin+2 kat) binanın davacıların murisi ... tarafından tarafından meydana getirildiği sabit olmuştur. Mahkemece anılan muhdesatların muris ... tarafından meydana getirildiğinin tespitine karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, muhdesatın mülkiyetinin aidiyetine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Davalılar vekilinin temyiz itirazları bu yönden yerinde olup hükmün bu nedenle bozulması gerekmekteyse de; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aşağıdaki şekilde hükmün düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir (HUMK. m. 438/7).
SONUÇ: Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, hükmün 1. fıkrasındaki '... ve binanın mülkiyetinin eşit hisseler ile davacılara ait olduğunun...' ibaresinin hükümden çıkarılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle 1086 sayılı HUMK'nun 438/7 maddesi uyarınca ONANMASINA, diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1) numaralı bentte gösterilen sebeple reddine, HUMK’nun 440/1. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 20.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy