MAHKEMESİ:Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Katılma Alacağı
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 10.04.2018 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacı vekili Avukat ... ve karşı taraftan ... ve ... vekili Avukat ... geldi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... Akdemir vekili, evlilik birliği içinde davalı eski eş ... adına edinilen bir adet araç ve iki adet taşınmaz bulunduğunu, taşınmazların davacının katılma alacağını azaltmak kasdıyla davalı tarafından diğer davalı babası İbrahim'e devredildiğini izah ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000,00 TL katılma alacağının faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 08.01.2015 tarihli açıklama dilekçesiyle katılma alacağı isteklerinin 5.000,00 TL'sinin araç yönünden, 15.000,00 TL'sinin taşınmazlar yönünden olduğu bildirilmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davaya konu 27 parselde bulunan taşınmaz üzerinde kurulan kooperatif üyesinin davalı ... olduğu, 2009 yılında üye olduğu, 142.000,00 TL ödeme yaptığı, tapu alınma aşamasında davalı ...'in isteği üzerine bu taşınmazın diğer davalı ... ... adına tescil edildiği, davalı ... ...'in ve davacının hiçbir ödeme yapmadığı ayrıca bu taşınmazın 142.000,00 TL ye malolduğu davalı ... ...'in o tarihe kadar ki gelirinin hiçbir harcama yapmasa bile bu bedele ulaşmayacağı, davaya konu 40 parselde bulunan taşınmazın başlangıçta davalılardan İbrahim ve annesi Rukiye'ye muris ...'den miras olarak kaldığı, 19/11/2012'de taşınmazın tapuda davalı ... ...'e satış yolu ile geçtiği ancak bu taşınmazın davalı ... tarafından diğer davalıya bağışlandığı karşılığında para alınmadığı, bu iki taşınmazında kişisel mal olduğu bu taşınmazların diğer davalı ...'e satılmasınında kişisel malın el değiştirmesi olduğu, kişisel bir malın el değiştirmesi TMK'nun 229 maddesi gereğince eklenecek değerlerden olarak nitelendirilemeyeceği çünkü bu madde kapsamında olan eklenecek değerlerin edinilmiş mal olması gerektiğinin açıkça belirtildiği, davacının dava konusu taşınmazlarla ilgili katılma alacağının bulunmadığı, dava konusu aracın ise bu araçtan önce alınan aracın satımı suretiyle alındığı, gerek önceki araçların alınması gerekse bu aracın alınması esnasında davalı ... ...'in ailesinin verdiği paranın kullanıldığı, davaya konu ... plakalı aracın davalı ... ...'in kişisel malı olduğu bu nedenle davacı tarafın davaya konu araç ile ilgili katılma alacağı bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacı vekilinin davalı ... yönünden tüm, davalı ... ... yönünden aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece, tasfiyeye konu edilen araç yönünden gerek önceki dava dışı araçların gerekse bu aracın davalı ... ...'in ailesinin verdiği para ile alındığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiş ise de dosya kapsamı hüküm kurmaya elverişli değildir.
Dava konusu araç eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu 01.11.2012 tarihinde davalı ... ... adına tescil edilmiş olup, edinme tarihi itibariyle aracın davalının edinilmiş malı olduğunun kabulü gerekir. Aksini ispat yükü davalı taraftadır. Davalı eski eş, süresi içinde sunulan cevap dilekçesinde plaka ve model bilgilerini de vererek evlilik birliği içinde önce Toyota marka bir araç alındığını, bu aracın satılıp Seat marka ikinci aracın alındığını ve son olarakta Seat aracın satılıp dava konusu aracın satın alındığını, alınıp satılan bu araçlarda ailesinin maddi yardımları olduğunu izah ederek kişisel mal savunmasında bulunmuştur. Ne var ki, Mahkemece bu hususlar gereği gibi araştırılıp incelenmeksizin karar verilmiştir.
Mahkemece yapılacak iş, davalı tarafça plaka bilgileri verilen dava dışı araçlar ile dava konusu aracın davalı tarafından alım-satıma dayanak belgeleri ilgili trafik müdürlüklerinden getirtilerek dosya arasına alınması, aile tarafından araç alımında davalıya yapıldığı iddia edilen (altın bozdurma, nakdi) yardıma ilişkin davalı tarafın bildireceği varsa banka kayıtları getirtilmesi, araçların el değiştirme tarihlerinin yakınlığı, öncelik-sonralık ilişkisi, alım-satım değerleri vs gözönünde bulundurularak, tarafların gösterdiği tüm delillerle birlikte tartışılıp değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davacı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1). bentte gösterilen nedenle reddine, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 1.630,00 TL Avukatlık Ücreti'nin davalılardan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davacıya verilmesine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 10.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.