MAHKEMESİ:Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Değer Artış Payı ve Katılma Alacağı
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili, ihbar olunanlar vekili ve duruşmasız olarak davacı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 10.04.2018 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden ... ve müşterekleri vekili Avukat ... geldi. Karşı taraftan kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... ... vekili, evlilik birliği içinde davacının Norveç vatandaşı olması nedeni ile davalı adına kaydedilen ancak bedelinin çoğunluğu davacı tarafından ödenerek satın alınan ...'da birer adet olmak üzere iki taşınmazın mal kaçırmak amacıyla davalı tarafından akrabalarına devredildiğini izah ederek...'deki ev içindeki eşyaların davacıya aidiyetine karar verilmesini, taşınmazları devralan şahıslara davanın TMK 229 maddesi gereği ihbar edilmesini ve taşınmazların aynen taksimini, bu mümkün olmadığı takdirde devir tarihindeki değerlerinin yarısı ile davacının taşınmazların alımında kişisel katkısı da eklenerek hesaplanacak alacağın faiziyle tahsilini talep etmiş, harca esas değer fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL olarak bildirilmiştir. Harcını yatırmak suretiyle sundukları 10.11.2015 tarihli dilekçe ile alacak talepleri 180.256,00 TL olarak açıklanmıştır.
Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; aynen taksim ve eşyalara yönelik davanın reddine, alacak isteğinin kabulüyle 5.000,00 TL'ye dava tarihinden itibaren, geriye kalan 175.256,00-TL'nin ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davacı vekili, davalı vekili ve ihbar olunanlar vekilince temyiz edilmiş.
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 48. maddesi uyarınca, Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır. Bu maddeye göre hakim tarafından verilen kesin süre içinde teminat gösterilmezse, dava, dava şartı eksikliğinden HMK'nun 114/1-ğ maddesi uyarınca reddedilir.
Somut uyuşmazlık incelendiğinde; davacı gerçek kişinin Norveç tabiyetinde olduğu anlaşılmaktadır. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanun'un 48/2 maddesinde dava açanın karşılıklılık esasına göre, teminattan muaf tutulabileceği düzenlendiğinden öngörülen teminat hususu Mahkemece re'sen gözetilmelidir. Bu sebeple Mahkemece, yabancılık teminatı hususunun 5718 sayılı MÖHUK'nun 48. maddesi hükmü çerçevesinde irdelenmesi gerekirken, bu husus irdelenmeden, doğrudan işin esasına girilmesi doğru olmamış, hükmün bu yönden re'sen bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine
10.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.