MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı üçüncü kişi vekili, vekil edeni şirketin turizm ve otelcilik alanında faaliyet göstermek üzere 08/12/2011 tarihinde kurulduğunu, haciz adresi olan ... Oteli 10/12/2011 tarihinde kiralayıp bir otelin işletilebilmesi için gerekli olan mütemmim cüzleri de tedarik ederek oteli işletmeye başladığını, vekil edeni şirketin daha sonra bu otelin işletmesini daha önceden tedarik ettiği otel demirbaş listesini içeren kira sözleşmesi ile birlikte takip borçlusu ... Ltd.Şti'ye kiraya verdiğini, takip borçlusu şirketin borca batık duruma gelmesi üzerine 24/07/2015 tarihinde kendisine ait şahsi taşınır mallarıyla birlikte oteli terk ettiğini, sezon ortası olması sebebiyle ve otelde bulunan müşterilerin mağdur olmaması için asıl işletmeci olarak daha önce oteli işleten ve kiralayan sıfatını haiz vekil edeni şirketin oteli kendi adına tekrar işletmeye başladığını ve ... Vergi Dairesine 24/07/2015 tarihinde bildirimde bulunduğunu, bu sebeple haciz mahallinde otelin işletmeciliğini bir süre üstlenen borçlu şirkete ait bir kaç evrak bulunmasının hayatın olağan akışına uygun olduğunu belirterek, istihkak iddialarının kabulüne karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, haciz adresinde borçlu şirkete ait güncel evrak bulunduğunu, davacı üçüncü kişi tarafından sunulan belgelerin muvazaalı olduğunu, borçlu tarafından sunulan faturaların usulüne uygun tutulmuş ticari defterleri ve fatura dip koçanları ile doğrulanmaya muhtaç olduğunu belirterek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, haciz mahallinde borçlu şirkete ait bulunan faturanın tarihinin 28/07/2015 olduğu ve bu tarihin borçlu şirketin adresi terk ettiğinin iddia edildiği tarihten ve takibe dayanak çeklerin keşide tarihinden sonraki tarih olduğu, borçlu şirket adresi terk ettikten sonra adresin davacı şirket tarafından işletilmeye devam edildiği, bunun işletme devri olarak nitelendirilebileceği, davacının dayandığı 08/08/2015 tarihli faturanın haciz tarihine yakın tarihli olduğu, sunulan kira sözleşmesinin adi yazılı nitelikte olup, her zaman düzenlenmesinin mümkün olduğu, Vergi Dairesi cevabına göre hacze konu otelin davacı şirkete kiralanmasıyla ilgili 10/12/2011 tarihli sözleşmenin damga vergisinin ödenmemiş olduğunun bildirildiği hususları birarada değerlendirildiğinde, borçlu ve üçüncü kişi arasındaki ilişkinin muvazaaya dayandığının kabulü gerektiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, İİK'nin 97.maddesine dayalı üçüncü kişinin istihkak iddiasına ilişkindir.
Haciz adresinin, borçluya ödeme emri tebliğ adresi olmadığı, haczin üçüncü kişi şirket yetkilisinin huzurunda yapıldığı, haciz sırasında borçlu hazır olmadığı gibi, borçlu şirket adına olan faturaların, 17.07.2015 tarihli faturaların iadesine ilişkin olduğu, bu nedenle iade fatura tarihinin borçlunun adresi terk ettiğinin iddia edildiği tarihten sonra olmasının öneminin bulunmadığı nazara alındığında, İİK'nin 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesinin üçüncü kişi yararına olduğunun kabulü gerekir. Bu yasal karinenin aksinin davalı alacaklı tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerekir. İspat yükü altında olan alacaklı karinenin aksini kanıtlamak için üçüncü kişi tarafından sunulan belgelerin muvazaalı olduğunu söyleyerek defter incelemesi talep etmiştir. Mahkemece, her ne kadar 22/12/2015 tarihli celsede üçüncü kişinin ticari defter inceleme talebi, verilen kesin süre içerisinde defterlerin ibraz edilmemiş olması nedeniyle ret edilmiş ise de ispat külfeti az yukarıda açıklanan nedenlerle alacaklı üzerinde olduğundan, üçüncü kişiye verilen kesin süre sonuç doğurmaz.
O halde Mahkemece, borçlu ve 3.kişi şirketin vergi kayıtları getirtilerek dava konusu haciz adresinde haciz tarihinden itibaren geriye doğru kimlerin hangi tarihler arasında faaliyet gösterdiğinin Vergi Dairesindeki kayıtlar üzerinden belirlenmesi, bunun yanında davacı üçüncü kişi tarafından delil olarak ibraz edilen kira sözleşmesi ve eklerinin davacı 3. kişinin ve borçlunun tutması zorunlu ticari defterlerinin getirtilmesi Mahkemece belirlenecek bilirkişiye inceleme yaptırılmak sureti ile hacze konu otelin üçüncü kişi tarafından kiralandığı 10.12.2011 tarihten itibaren dava dışı kiraya verenler ... ve ...’e, otelin üçüncü kişi tarafından borçluya kiralandığı 18.04.2013 tarihinden itibaren ise borçlu şirket tarafından üçüncü kişiye usulüne uygun olarak kira ödemesi yapılıp yapılmadığı, yapılan ödemelerin hangi dönemlere ilişkin olduğu, kira ödemelerinin üçüncü kişi ve borçlunun ticari defterlerine işlenip işlenmediği, işlenmişse bu defterlerin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, açılış ve kapanış tasdiklerinin yapılıp yapılmadığı hususlarının yapılan ödemeler, vergi ve banka kayıtları da dikkate alınarak açıklığa kavuşturulması suretiyle elde edilen bilgilerin dosyada bulunan diğer delillerle birlikte değerlendirilerek, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK'nin 366. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 14/11/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi
Full & Egal Universal Law Academy