MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı üçüncü kişi vekili,hacze konu menkullerin müvekkili şirkete ait olduğunu, müvekkili tarafından otelin tüm demirbaşları ile birlikte borçlu şirkete kiraya verildiğini,borçlunun kira borcunu ödemekte temerrüde düşmesi nedeni ile 05.10.2015 tarihinde Noterde yapılan sözleşme ile oteli tahliye ettiğini ileri sürerek, istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili,haciz tutanağındaki beyanların çelişkili olduğunu, üçüncü kişinin hacze konu mallara ait olduğuna ilişkin sunduğu faturaların hacze konu mahcuzlarla aynı olup olmadığının belirlenmesi gerektiğini, borçlu ile üçüncü kişinin danışıklı işlemler yaptığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu şirket temsilcisi, yargılama oturumlarına katılmamış ve davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece; kira sözleşmesi, davacıya ait demirbaş eşya listesi ve haciz tutanağı birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu mahcuzların üçüncü kişi tarafından otel ile birlikte borçlu şirkete kiralandığı ve kira sözleşmesinin feshedildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK'nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir.Dava konusu haciz tutanağına göre, 148 adet 37 ekran Vestel LCD televizyon haczedilmiş olup, davacı üçüncü kişi tarafından delil olarak sunulan faturada ise, 140 adet 22VH3021 22 LCD Tv yazılı olduğu görülmüştür. Mahkemece hükme esas alınan 17.5.2016 havale tarihli bilirkişi raporunda ise, haciz tutanağında yazılı 148 adet 37 ekran Vestel LCD ekran televizyonun otelde olmadığı, haczedilen televizyonların ekran boyutunda ya yanlış rakam yazımı ya da televizyonun arka kısmına bakmadan ekran boyutu tahmin edilerek yazıldığı, otelde oda sayısı 140 oda olup tamamında 22VH3021-22 LCD Vestel marka televizyon bulunduğu, bunların 22 inç 55 ekran ölçüsünde olduğu, otelde Nisan 2012 tarihinden beri 22 in. Vestel tv takılı olduğunun fatura ve müştemilat sözleşmesinden anlaşıldığı belirtilmiştir. Ne var ki, Mahkemece, hacze konu televizyonların ekran boyutunun tahmine dayalı olarak yazılıp yazılmadığı, yazım hatası yok ise haciz tutanağında yazılı 37 ekran televizyonun keşif esnasında haciz mahallinde neden bulunmadığı hususu netleştirilmeden karar verilmiştir. Buna göre,bu hususta taraflar dinlenmesi gerektiğinden haciz mahallinde uzman bilirkişi eşliğinde keşif yapılarak, eldeki davaya konu haczi gerçekleştiren icra memuru ve haciz sırasında hazır bulunan Veli Gürbüzer isimli kişinin de tanık olarak beyanı alınması sureti ile hacze konu mahcuzun ekran boyutunun yanlış rakam yazımı veya tahmine dayalı yazım olup olmadığının belirlenerek, hacze konu mahcuzun özelliklerinin netleştirilmesi gerekmektedir. Öte yandan; davacı üçüncü kişi ile borçlu şirkete ait ticari defterler getirtilip bu defterler üzerinde araştırma yapılarak davacı ile borçlu arasındaki kira ilişkisinin gerçek bir kira ilişkisi olup olmadığının, kira bedeli ödemelerinin defter kayıtlarında yer alıp almadığının araştırılması; mahcuzlar bakımından; davacı tarafından sunulan faturaların uyumlu olup olmadığı ve faturaların ticari defter kayıtlarında yer alıp almadığı, davacı üçüncü kişi ile borçlu şirket arasında süregelen bir ticari ilişki olup olmadığı, ayrıca borçlu ve üçüncü kişi şirketlerin ticaret sicil kayıtları ve vergi kayıtları getirtilerek taraflar arasındaki organik bağın araştırılması, incelenen defterlerin açılış ve kapanış tasdikinin yapılıp yapılmadığı, defterlerin usule uygun tutulup tutulmadığı, sahibi lehine delil vasfı taşıyıp taşımadığı hususlarının belirlenmesi için dosyanın konusunda uzman bir bilirkişiye tevdi ile birlikte Yargıtay denetimine elverişli bilirkişi raporu düzenlettirilmesi, bu doğrultuda elde edilen bilgilerin dava dosyasında bulunan diğer delillerle birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK'nın 366 ve HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca İİK'nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 03.12.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.