MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet
... ile ... aralarındaki dava hakkında ..... İcra Hukuk Mahkemesi'nden verilen 25.12.2015 tarih ve 1061/959 sayılı hükmün Daire'nin 21.06.2016 gün ve 2016/2747 Esas-2016/10938 Kararı ile onanmasına karar verilmişti. Davacı tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Borçlu vekili, takip dayanağı ilamda kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz oranına hükmedilmemesine rağmen takip tarihinden itibaren bu faizin istendiğini, 1500,00TL ilam vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi sebebiyle müvekkilinin ilam vekalet ücretinin yarısından sorumlu olduğunu, Kamulaştırma Kanunu'nun Geçici 6.maddesinin 7.fıkrası gereğince icra vekalet ücretinin nispi değil, maktu olması gerektiğini açıklayarak icra emrinin iptaline karar verimesini istemiştir. Mahkemece 06/01/2015 tarihli icra emrinin 403.751,00 TL asıl alacak, 29,30 TL yargılama gideri, 87.210,22 TL işlemiş faiz, 750,00 TL ilam vekalet ücreti, 9.61 TL ilam vekalet ücreti ve yargılama gideri faizi olmak üzere toplam alacağın 491.750,13 TL olduğuna, takip tarihinden itibaren asıl alacağa yasal faiz oranı uygulanmasına, icra vekalet ücretinin maktu olarak 250,00 TL yazılarak düzeltilmesine karar verilmiştir. Alacaklı vekilince icra vekalet ücretinin maktu hesaplanmasına yönelik karar bölümü temyiz edilmiş, Dairemizce, icra vekalet ücretinin nispi hesaplanması gerektiği gerekçesi ile karar bozulmuş, Mahkemece bozma ilamında belirtilen gerekçelerle şikayetin reddine, 360.00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir. Bu defa hüküm borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece verilen ilk kararda borçlunun diğer şikayet nedenleri, kabul edilmiş alacaklının sadece icra vekalet ücretinin maktu değil nispi olması gerektiği gerekçesiyle yaptığı temyiz başvurusu sonucunda Dairemizce, icra vekalet ücreti nispi olması gerektiğinden hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Diğer şikayetler hakkında verilen karar temyiz edilmeyip bozma kapsamı dışında kaldığından Mahkemenin, takip tarihinden itibaren asıl alacağa yasal faiz oranı uygulanması ve 750,00 TL ilam vekalet ücreti yönündeki kararları kesinleşmiştir.
Bozma sonrası verilen kararda bu husus dikkate alınmadan, tüm şikayet sebeplerinin reddi anlamına gelecek şekilde davanın reddine karar verilmesi yerinde değildir. Ayrıca iki şikayet sebebinin kabul edilip bir şikayet nedenin ise ret edildiği dikkate alınarak kabul ve ret oranına göre yargılama gideri ve vekalet ücretinin paylaştırılması gerekirken sadece redde göre karar verilmesi de doğru değildir. Anılan gerekçelerle kararın bozulması gerekirken onandığı anlaşılmakla borçlu vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü yoluna gidilmiştir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 21.06.2016 tarih, 2016/2747 Esas, 2016/10938 Karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına, Mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenle İİK'nun 366. ve HUMK'nun 438. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 57,60 TL peşin harcın istek halinde geri verilmesine 29.09.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy