(2004 S. K. m. 16)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Borçlu vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Borçlu vekili İcra Mahkemesi'ne başvurusunda, vekil edeni aleyhine ilama dayalı olarak başlatılan takipte, icra emrinde yer alan harçtan muaf olunmasına rağmen, "hemen öderseniz" başlıklı bölümde tahsil harcı ve başvuru harcının hesaplandığını, kaldı ki borcunuzu "hemen öderseniz "başlıklı bölümün İcra-İflas Kanunu'nda yeri olmadığını ve icra emrinde takip sonrası faiz yönünden %9 yasal faiz oranından az olmamak üzere artan oranlarda faiz talebinin yasaya aykırı olduğunu açıklayarak icra emrinin iptalini istemiştir.
Mahkemece, takipte istenen alacağın icra emrinin zorunlu unsuru olarak gösterilen bölümde açıkça belirtildiği, harç ve takip giderlerinin icra müdürlüğünce hesaplanarak belirleneceği, harçtan muaf olan borçlular bakımından yapılması gereken işlemin icra müdürlüğünce gözetileceği, fazladan masraf bilgisine yer verilmiş olmasının icra emrinin sıhhatini etkilemeyeceği, takipte %9 yasal faiz oranından az olmamak üzere yasal faiz talebinde bulunulduğu, faiz oranının takip tarihi itibari ile istenilen oran ile örtüştüğü gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir. Hüküm, şikayet eden borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Şikayete konu, icra emri incelendiğinde toplam 35.533,96 TL alacak belirlendikten sonra, icra emrinin 3 nolu bendinin sol alt kısmında "borcunuzu hemen öderseniz" başlığı ile yeni bir hesaplama ve farklı takip toplamı gösterilerek, neticeten 41.480,55 TL toplam borç hesabı yapılmıştır. Yapılan bu hesaplamanın İcra İflas Kanunu'nda yeri yoktur. Ancak bu durum icra emrinin ya da takip talebinin iptalini gerektirmez.
O halde Mahkemece, "borcunuzu hemen öderseniz" başlıklı bölümde yer alan 2. hesap kısmının icra emrinden çıkarılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle şikayetin tümden reddi isabetsizdir.
Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenle İİK'nun 366. ve HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 22.09.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy