MAHKEMESİ:Asliye Hukuk (Aile Mah. Sıf.) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Değer Artış Payı Aalacağı
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı ... vekili, evlilik birliği içinde davacının ziynetlerinin bozdurulması ile ele geçen 15.000,00 TL ile davacının evlilik öncesi birikimi olan 5.000,00 TL paraya davalı erkeğinde 5.000,00 TL eklemesi ile 95 parsele kayıtlı taşınmazın satın alınarak davalı adına tescil edildiğini izah ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 70.000,00 TL değer artış payı alacağının faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 01.10.2015 tarihli celse talep miktarını 76.230,00 TL olarak arttırmıştır.
Davalı ... vekili, dava konusu taşınmazın davalının kendi çalışmaları ve ailesinden aldığı borç ile alındığını, davacının katkısı olmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile, 76.230,00 TL değer artış payı alacağının karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 sayılı HMK 33. m). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, değer artış payı alacağı isteğine ilişkindir.
Tasfiyeye konu edilen 95 parsele kayıtlı taşınmaz eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu 22.11.2010 tarihinden davalı adına tapuya tescil edilmiştir. Taşınmazın 25.000,00 TL bedelle alındığı hususu tartışmasızdır. Davacı taraf, taşınmaz alımına ziynet eşyalarının bozdurulması ve evlilik öncesi birikimi ile katkıda bulunduğunu iddia etmiş ise de dosya kapsamında toplanan deliller, bilgi, belge ve beyanlardan ziynetlerin varlığı, bozdurulması ile davacının evlilik öncesi birikimi olduğu ve bunların taşınmaz alınırken kullanıldığının somut şekilde ispatlanamadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde delillerin hatalı değerlendirilmesi sonucu davacının kişisel mal ile katkıda bulunduğunun kabulü ile davacı lehine değer artış payı alacağına hükmedilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle davalı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 30.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.