MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak (Taşınır Malın Haczinden Kaynaklanan ) Şikayet
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı üçüncü kişi vekili, alacaklı tarafından borçlu ...’nin borcu nedeniyle, müvekkiline ait 06.23.11.285 tescil plakalı biçerdöverin haczedildiğini, müvekkilinin hacizden haberdar olduktan sonra talimat İcra Müdürlüğüne giderek biçerdövere ait ruhsatı sunduğunu ve biçerdöver üzerindeki haczin kaldırılarak müvekkiline iade edilmesini talep ettiğini, taleplerinin İcra Müdürlüğünce reddedildiğini, alacaklı vekiline dava açması için süre verildiğini, ancak süresi içerisinde alacaklı vekili tarafından herhangi bir dava açılmamış olup, istihkak iddiasının kabul edilmiş sayıldığını, buna göre haczin kaldırılması taleplerinin reddedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, müvekkiline ait biçerdöver üzerine konulan haczin kaldırılması ve müvekkiline iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, talimat İcra Müdürlüğü yetkisinde olmamasına rağmen kendilerine istihkak davası açmak üzere süre verildiğini, talimat icrasına yeniden talep yazılarak mahcuz biçerdöverin 17/03/2016 tarihinde muhafaza altına alındığını, mahcuz mal muhafaza altına alınana kadar geçen sürede birden fazla kişi adına istihkak iddiasında bulunulmuş ise de, açılan bir istihkak davası bulunmadığını, borçlunun piyasaya çok borcu bulunduğu için söz konusu mahcuzun haczini engellemek için biçerdöverin devrini kendi üzerine almadığını, söz konusu mahcuzun davacı adına tescilli olmasının mahcuz malın da davacıya ait olduğunu göstermediğini, önemli olanın fiili durum olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, haciz İİK'nin 96 ve 97 maddeleri uyarınca yapılmış olup, ispat yükünün davacı üçüncü şahsa ait olmak üzere istihkak davası açılması gerekirken, haczin kaldırılmasının İcra Müdürlüğünden talep edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle davacının şikayetinin reddine, şikayet icra müdürlük işleminin iptali istemine ilişkin olduğundan davalı vekili lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiş, karar davalı-alacaklı ve davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İcra Müdürlüğü işleminin iptali ve İİK'nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
Dava dilekçesi içeriğinden davacı üçüncü kişinin şikayet talebi yanında, haczedilen biçerdöverin kendisine ait olduğunu ileri sürerek haczin kaldırılması ve istihkak istemli dava da ikamet ettiği anlaşılmaktadır. Ancak İcra Mahkemesince talep şikayet başvurusu olarak nitelendirilerek ve bu nitelendirmeye uygun gerekçe oluşturularak, sadece şikayet istemi hakkında karar verilmiş olup, davacı üçüncü kişinin istihkak istemi hakkında herhangi bir karar verilmediğinden, tarafların bu husustaki delilleri de toplanarak sonucuna göre davacının istihkak istemi hakkında karar verilmesi gerekirken, istihkak talebi yönünden olumlu-olumsuz hüküm kurulmaması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK'nin 366 ve HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma sebebine göre davalı alacaklı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz istemlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca İİK'nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 27/11/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy