MAHKEMESİ:Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Tapu İptali ve Tescil Olmadığı Takdirde Mal Rejimi Tasfiyesi Alacağı
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 10.04.2018 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden ... bizzat ve vekili Avukat ... ve karşı taraftan ... bizzat ve vekili ... geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... vekili, boşanma dava dilekçeleri ile birlikte fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak davalı adına kayıtlı taşınmazların ve araçların bedellerinin yarısının katılma alacağı olarak tahsilini talep etmiştir. Mal rejiminin tasfiyesine ilişkin bu talep yönünden taşınmaz ve araçların açıklanıp harcın yatırılması için mahkeme tarafından verilen süre içerisinde davacı vekilince sunulan 10.02.2010 tarihli dilekçe ile davalı adına kayıtlı 327 ada 3 parsel sayılı taşınmaz için 20.000,00 TL, 871 ada 2 parsele kayıtlı 2, 3, 4 ve 12 nolu bağımsız bölümler yönünden 20.000,00'er TL ve 17 nolu dükkan yönünden 5.000,00 TL, 1600 ada 11,12,13,14 ve 18 parseller yönünden 20.000,00'er TL, 2283 ada 1 parsel 14 no mesken yönünden 20.000,00 TL olmak üzere fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla toplam 225.000,00 TL harca esas değer olarak bildirilmiş ve harç yatırılmıştır.
Boşanma davasının son celsesi talep tefrik edilmiş olup; davacı vekili 13.01.2012 tarihli dilekçede taleplerini, taşınmazların davalı adına olan tapu kayıtlarının 1/2 iptali ile davacı adına tescili, bu mümkün olmadığı takdirde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 225.000,00 TL alacağın faiziyle birlikte davalıdan tahsili olarak açıklamıştır. Bilirkişi raporundan sonra sundukları 07.03.2016 tarihli dilekçelerinde davacı vekili davaya konu taşınmazların dosya kapsamında tespit edilen değerlerinin az olduğu yönündeki itirazlarıyla birlikte aynen taksim taleplerini yineleyerek alacaklarını 445.711,00 TL olarak ıslah ettiklerini açıklamış ve arttırılan miktarın harcı yatırılmıştır.
Davalı ... vekili, davacının ev hanımı olduğu ve malvarlığının edinilmesinde hiçbir katkısının bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, aynen taksim talebinin reddine, davanın katılma alacağı isteğine ilişkin olduğu, dava konusu edilen 871 ada 2 parsel 2, 3, 4, 12 ve 17 nolu taşınmazların 1999 yılında taraflar arasında mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde davalı adına tescil edildiği, davacının katkı payı talebinde bulunabilmesi için davacının bu taşınmazların alımında maddi bir olgu, delile dayanması gerekmekte olup dosyada böyle bir iddia ve delilin bulunmadığı anlaşılmakla bu taşınmazlar yönünden davacı hak sahibi olmadığından katkı payı alacağı hesaplanamadığı, dava konusu diğer taşınmazların taraflar arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönem içerisinde edinildiği, davacının taşınmazların keşif tarihindeki değerinin yarısı kadar alacak hakkı olduğu anlaşılmakla davanın kabulü ile 445.711,00 TL katılma alacağının karar tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Somut uyuşmazlık incelendiğinde, davacı taraf, taşınmazlar yönünden tapu iptal ve tescil, bu talep mümkün olmadığı takdirde ise mal rejiminin tasfiyesi ile alacak isteğinde bulunmuştur. Mahkemece, davacı tarafın alacak talebi hakkında yazılı şekilde kabul kararı verilmiş ise de; dava konusu edilen taşınmazlar yönünden talep 327 ada 3 parsel sayılı taşınmaz için 20.000,00 TL, 871 ada 2 parsele kayıtlı 2, 3, 4 ve 12 nolu bağımsız bölümler yönünden 20.000,00'er TL ve 17 nolu dükkan yönünden 5.000,00 TL, 1600 ada 11, 12, 13, 14 ve 18 parseller yönünden 20.000,00'er TL, 2283 ada 1 parsel 14 no mesken yönünden 20.000,00 TL olmak üzere toplam 225.000,00 TL olup, ıslah ile talep 445.711,00 TL olarak arttırılmış ise de bu talebinin ayrı ayrı hangi mal için ne kadar olduğu hususu davacı tarafa açıklattırılarak talep somutlaştırılmamıştır. Öte yandan Mahkemece, feri talep olan alacak isteği sadece katılma alacağı olarak nitelendirildiği halde mal ayrılığı döneminde edinilen taşınmazlar yönünden yazılı şekilde değerlendirme yapılıp davanın reddedilmesine karşın, "davanın kabulüne" şeklinde karar verilerek davacı lehine alacağa hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece yapılacak iş, davacı ve vekiline yukarıda açıklandığı şekilde ıslah ile arttırılan miktarla ilgili olarak her bir mal için ayrı ayrı ne kadar alacak isteğinde bulunduğu hususunda açıklama yapmaları için süre ve imkan verilmeli, istek somutlaştırıldıktan sonra alacak talebi hakkında bir karar verilmelidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre her iki taraf vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine 10.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.