MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı alacaklı vekili; borçlu aleyhine yapılan takibin dayanağı çeke konu borcun haciz adresi için yapılan tadilatın bedeli olduğunu,haciz adresinde istihkak iddia eden üçüncü kişi şirketle borçlu şirket arasında organik bağ bulunduğunu, bu nedenle istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı üçüncü kişi duruşmaya katılmamış herhangi bir beyanda da bulunmamıştır.
Mahkemece; taraflar arasında akrabalık bağı bulunduğu, ticaret sicil kayıtlarından organik bağ tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile istihkak iddiasının reddine karar verilmiş, hüküm davalı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, alacaklının İİK'nin 99. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir.
Bilindiği üzere, yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunma ile ilgili delillerin eksiksiz toplanıp tartışılabilmesi, davanın süratle sonuçlandırılabilmesi, öncelikle tarafların yargılama gününden haberdar edilmeleri ile mümkündür. Tarafların davada yer almaları, dava ile ilgili işlemleri öğrenmeleri ve kendilerine tanınan hakları kullanmaları usulüne uygun olarak tebligat yapılması ile sağlanabilir.
Taraflara tebligat yapılmasını düzenleyen 6100 sayılı HMK.nin 27. (1086 sayılı HUMK’un 73.) maddesi hükmünde çok açık bir şekilde vurgulanan hukuki dinlenme hakkı, Anayasanın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde açıklanan adil yargılanma hakkının en önemli unsurudur. Mahkeme, kural olarak tarafları iddia ve savunmalarını bildirmeleri için usulüne uygun olarak davet etmeden hükmünü veremez. Öncelikle yasaya uygun biçimde taraf teşkilinin tamamlanmasından sonra işin esasına girilmesi gerekir.
Davalı üçüncü kişiye yargılama sırasında tebligatlar hazırlanmış ancak tebliğ edilmek üzere PTT ye iletilmemiş olup yargılamanın bu şekilde tamamlandığı UYAP sistemi üzerinden yapılan kontrolden anlaşılmıştır. Gerekçeli karar ise tebliğ edilmiş, hüküm süresinde temyiz edilmiştir. Dairemizin yerleşik kararları da dikkate alındığında davalı üçüncü kişinin savunma hakkını kullanabilmesi açısından, tebligatların usulüne uygun olarak tamamlanarak taraf teşkilinin sağlanması, tarafların tüm delillerinin toplanmasının ardından işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde taraf teşkili sağlanmadan işlem ve karar tesisi usul ve yasaya aykırı olmuş hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre davalı üçüncü kişinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesi gerekli görülmemiştir.
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı üçüncü kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK'nin 366. ve 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı üçüncü kişi vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, taraflarca İİK'nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 26.11.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.