MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı üçüncü kişi vekili, borçlu aleyhine yapılan takipte borçlu adresinde haczedilen menkullerin borçluya müvekkili tarafından kiralandığını ve finansal kiralama sözleşmesine göre kiralama sözleşmesinin halen devam ettiğini, bu nedenle hacizli malların mülkiyetinin davacı ...Finansal Kiralama A.O şirketine ait olduğunu haczedilemeyecek mallar içinde bulunduğunu, bu nedenle istihkak iddialarının kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, 6361 Sayılı Kanun'un 28/2. maddesi uyarınca finansal kiralamaya konu olan malların haczedilemeyeceği mahcuzların davacının borçlu ile yapmış olduğu Finansal Kiralama Sözleşmesi kapsamında kaldığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK'nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
Davaya konu haciz, 30.07.2015 tarihinde borçluya ait işyerinde borçlunun yokluğunda yapılmış,haciz zaptına Hyuundai marka mini hilti ve borçluya ait Tofaş marka aracın haczedildiği haciz mahalline vinç çağrılarak yediemin deposuna götürüldüğü yazılmıştır. 31.7.2015 tarihinde borçlu İcra Dairesine verdiği dilekçe ve ekindeki sahiplik belgesi ile hilti olarak yazılan mahcuzun özelliklerinin haciz zaptına yanlış yazıldığını beyan etmiştir. 04.09.2015 tarihinde yediemin deposuna tekrar gidildiğinde sehven mahcuzun hilti olarak yazıldığı şasi ve seri numarası belirtilerek, mahcuzun Kubota Marka Ekskavatör olduğuna dair tutanak düzenlendiği anlaşılmıştır. Bu durumda öncelikle mahcuzun hilti mi ekskavatör mü olduğu çözümlenmelidir. Hilti ve ekskavatör boyut, işlev ve görüntü olarak birbirine benzemeyen menkullerdir. Hilti asfalt ya da beton delmek için kullanılan bir anlamda matkap görüntüsüne sahipken, ekskavatör iş makinesi niteliğindedir. 30.07.2015 tarihli zabıtta hiltinin haczedildiği yazıldıktan sonra vinçle taşındığı ve vinç için ödenen ücret miktarı ile hiltinin özellikleri dikkate alındığında, mahcuz hakkında tereddüt oluşmuştur. Hiltinin vinçle taşınması mümkün olmadığına göre; tutanakta adı geçen icra memurunun bu konuda dinlenmesi suretiyle vinç ile taşınan mahcuza dair bilgi alındıktan sonra, icra memurlarının tecrübe sahibi kişiler olup mahcuzların özelliklerini yazarken göstermeleri gereken özen ve kusurlu hareketleri nedeniyle cezai sorumluluklarının doğabileceği hatırlatıldıktan sonra, hilti ile ekskavatörün karıştırılmasının mümkün olmadığı da gözönüne alınarak, mahcuz netleştirildikten sonra yargılamaya devam edilmesi gerektiğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre davalı alacaklının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesi gerekli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK'nin 366. ve HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, taraflarca İİK'nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 26.11.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.