MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katkı Payı
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacı-karşı davalı vekili ile davalı-karşı davacı vekili taraflarından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 15.05.2018 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacı-karşı davalı vekili Av. ... ve karşı taraftan temyiz eden davalı-karşı davacı vekili Av. ... geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı-davalı ... vekili, evlilik birliği içinde kendi geliri, ziynetleri ve mirastan gelen parası ile alımına katkıda bulunduğu davalı erkek adına kayıtlı bir araç ve iki adet taşınmaz yönünden davalı adına olan kayıtların 1/2 iptali ile davacı adına tescili, bu talep mümkün olmadığı takdirde yarı değerlerinin faiziyle davalıdan tashilini talep etmiş, harca esas değer 10.000,00 TL olarak bildirilmiştir. Harcını yatırmak suretiyle sundukları 03.06.2016 tarihli dilekçe ile bilirkişi raporunda yer alan toplam 110.890,36 TL'ye talep miktarını yükseltmiştir. Yersiz açılan karşı davanın reddini savunmuştur.
Davalı-davacı ... vekili, karşı dava dilekçesinde evlilik birliği içerisinde tamamen karşı davacının çalışması sonucu elde edilen birikim ve kazancı ile edinilen hali hazırda karşı davalı adına kayıtlı taşınmazlar ve araç yönünden kayıtların 1/2 sinin karşı davacı adına kayıt ve tescilini, bu mümkün olmaması halinde değerlerinin 1/2 sinin faizi ile birlikte karşı davalıdan tahsilini talep etmiştir. Asıl davaya konu taşınmazlar ve aracın edinilmesinde kadının katkısının bulunmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, asıl davada davacı vekilinin dava konusu taşınmazlar ve araca yönelik tescil taleplerinin ayrı ayrı reddine, asıl davada davacı vekilinin alacak talebinin kısmen kabulü ile ; Şişlideki 12 nolu taşınmaz için taleple bağlı kalınarak 31.121,00 TL katkı payı alacağı, Başakşehir 183 nolu taşınmaz için taleple bağlı kalınarak 3.209,81 TL katkı payı alacağı olmak üzere toplam 34.330,81 TL katkı payı alacağının dava tarihinden başlayacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Başakşehir 183 nolu taşınmaz için 20.800,00 TL katılma alacağının karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, araç için 33.577,05 TL katılma alacağının karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, karşı davadaki tüm taleplerin ise ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde asıl dava yönünden her iki taraf vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacı-davalı ... vekilinin ve davalı-davacı ... Serdar vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davacı-davalı ... vekilinin ve davalı ... ... vekilinin taşınmazlar yönünden katkı payı alacağına yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Tasfiyeye konu edilen 12 nolu mesken eşler arasında mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu 14.10.1997 tarihinde satış yoluyla, 183 nolu işyeri ise 07.11.1995 tarihinde kooperatife üyelik sonucu 29.08.2007 tarihinde tahsis yoluyla davalı erkek adına tapuda tescil edilmiştir. Davacı taraf, 12 nolu mesken yönünden ziynetlerinin bozdurulmasından ele geçen para, miras malın satımından gelen para ve çalışması karşılığı elde etiği gelirle, 183 nolu işyeri yönünden ise miras malın satımından gelen para ve çalışması karşılığı elde ettiği gelirle katkısı bulunduğunu izah ederek mal rejiminin tasfiyesi isteğinde bulunmuştur.
Mal ayrılığı rejiminde; eşler kendi malları üzerinde tasarruf yetkisine ve intifa hakkına sahiptir ve mallarının idaresi kendisine aittir (TKM 186/1 m). Her birinin malları, geliri ve kendi kazançları yine kendilerine ait kişisel mallarıdır (TKM 189 m). Kadın veya kocanın, mal rejiminin devamı sırasında diğerinin edindiği malvarlığına katkısı nedeniyle katkı payı alacağı isteğinde bulunabilmesi için mutlaka para ya da para ile ölçülebilen maddi veya hizmet değeriyle katkıda bulunması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta Mahkemece, her iki taşınmaz yönünden davacı kadının bir kısım sigortalı çalışması bulunduğu, kadın aksesuarları ve dekoratif ürünler ahşap işleri satışından gelir elde ettiği kabul edilerek yazılı şekilde katkı payı alacağı kabul edilmiştir. Ne var ki dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgelerden davacı kadının evlilik tarihinden taşınmazların edinildiği tarihe kadar düzenli ve sürekli gelir elde ettiğinin ispatlanmadığı anlaşılmaktadır. Davacı kadına, çalışarak gelir elde ettiği gerekçesiyle her iki taşınmazdan katkı payı alacağı hesap edilmesi hatalı olup davalı-davacı ... ... vekilinin temyiz itirazları bu yönden yerinde görülmüştür.
Bundan ayrı tasfiyeye konu edilen 183 nolu işyeri yönünden, dosya kapsamından davalının 07.11.1995 tarihinde kooperatife üye olduğu, inşaatın 1996 yılında %100 tamamlanarak aynı yıl anahtarların teslim edildiği, davacı kadına mirasen intikal eden dava dışı 133 ada 98 parsele kayıtlı taşınmazdaki hissesinin bir kısmını 09.11.1995'te, kalanı ise 26.12.1996 tarihinde devrettiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, kooperatife üyelik tarihi, miras hisselerin satım tarihi gözetilerek davacı kadının kişisel malı ile 183 nolu işyerinin alımına katkıda bulunduğunun kabulü gerekirken dosya kapsamına uygun düşmeyen şekilde bu katkı reddedilmiştir. Davacı-davalı ... vekilinin temyiz itirazları bu yönden yerindedir.
Açıklanan nedenler ile 12 nolu mesken yönünden davanın tümden reddi, 183 nolu işyeri yönünden ise sadece davacı kadının miras malının satımından gelen para ile katkıda bulunduğunun kabulü ile katkı payı alacağı hesap edilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi bozma nedeni yapılmıştır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davacı-davalı vekilinin ve davalı-davacı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, her iki taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte gösterilen nedenle reddine, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 1.630,00 TL Avukatlık Ücreti'nin davacı-karşı davalıdan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalı-karşı davacıya verilmesine, yine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 1.630,00 TL Avukatlık Ücreti'nin davalı-karşı davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davacı-karşı davalıya verilmesine taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 15.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.