MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın reddine dair kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemiz'in 10.05.2016 gün ve 2015/21277 Esas, 2016/8569 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmişti. Davacı vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Borçlu vekili, kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan ilama dayalı başlatılan takipte, müvekkili İdare'nin hak ve alacaklarına haciz konulduğunu bu tür alacaklar için 5999 ve 6111 sayılı Yasalar ile 2560 sayılı Yasa'nın 27. maddesi ve İİK'nun 82/1. maddesi uyarınca haciz yasağı getirildiğini, bu nedenle haciz işleminin hukuka aykırı olduğunu belirterek usul ve Yasa'ya aykırı haciz işlemlerinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece 6552 sayılı Yasa gereği tüm hacizlerin kaldırılmasına karar verilmiş, hükmün alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nce İcra Müdürlüğü'ne 6552 sayılı Kanun'un 121. maddesi ile 5393 sayılı Belediye Kanunu 15. maddenin son fıkrasına eklenen hüküm gereğince işlem yapılması yönünde talimat verilmekle yetinilmesi gerekirken, anılan yasal prosedürün işletilmesi sağlanmadan mevcut hacizlerin kaldırılması şeklinde hüküm tesisinin isabetsiz olduğu belirtilerek karar bozulmuş, Mahkemece bozmaya uyularak İcra Müdürlüğü'ne talimat verilmesine karar verilmiş, hüküm bu kez de alacaklı ve borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dairemizce borçlunun sair temyiz itirazlarını reddi ile takip tarihi 22.01.2013 olup 6552 sayılı Yasa'nın yürürlük tarihinden önce olduğundan 6552 sayılı Yasa ile 5393 sayılı Yasa'nın 15/son maddesine eklenen ek fıkra hükümlerinin uygulanamayacağının kabulü gerektiği, bu durumda İİK'nun 82/1, maddesine dayalı şikayet talebi de bulunduğu gözönüne alınarak haciz yazısında belirtilen hesap numarasına uygun hesap ekstreleri getirtilip, hesaptaki paraların mahiyeti ve kaynağı belirlenerek, alanında uzman bilirkişi marifeti ile şikayet nedenleri kapsamında değerlendirme yapılıp sonuca gidilmesi yerine eksik inceleme ile hüküm tesisi nin isabetsiz olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Hüküm borçlu vekilince mahkemece verilen dava dilekçesinin görev yönünden reddine dair kararın temyiz edildiği ve temyiz incelemesinde bulunduğu gerekçesiyle temyiz edilmiştir.
UYAP üzerinden yapılan incelemede; takip dayanağı ilama konu davada 15. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/343 E-2014/412 K. sayılı karar ile davanın yargı yolu bakımından reddine karar verildiği, anılan hükmün taraflarca temyizi üzerine 06.07.2017 tarihinde kesinleştiği görülmektedir .Açıklanan bu durum karşısında yani kesinleşmiş görevsizlik kararı nedeniyle haczedilmezlik şikayetinin konusu olan hacizler kalkmış olur. Bu kapsamda konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulması gerekirken ilamda yazılı nedenlerle bozulduğu anlaşıldığından borçlu vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile hükmün açıklanan değişik gerekçe ile bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemiz'in 10.05.2016 tarih ve 2015/21275 Esas -2016/8569 Karar sayılı bozma ilamının kaldırılmasına, mahkeme kararının yukarıda yazılı değişik gerekçe ile İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, peşin harcın temyiz edene iadesine, 05.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy