MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı 3.kişi vekili; .... Ticaret Odasına kayıtlı 34-07-19774 plaka nolu 2007 model ...marka ekskavatörün kaydı üzerine 18/09/2015 tarihinde haciz şerhi konulduğunu, makinenin davacı tarafından ...Noterliğinin 09/09/2015 tarih 11788 yevmiye nolu satış sözleşmesi ile borçlu şirketten satın alındığını, ancak satış işleminin ... Ticaret Odasına bildirilmediğini, davacının borç ile ilgisinin bulunmadığını, satın alınan tarihte iş makinesi üzerinde herhangi bir haciz şerhi bulunmadığını açıklayarak davanın kabulü ile haczin kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili; dava konusu aracın satış tarihi 09/09/2015 olup, bu tarihte borçlu şirketin borca batık olduğunu, davacının işi nedeni ile borçlu şirketin durumunu bildiğini, yapılan satış işleminin geçersiz olduğunu, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; davacının noter satışı ile aracı satın aldığı tarih ile haciz tarihi ve borcun kaynağı çeklerin tanzim tarihlerinin birbirlerine çok yakın olduğu, buna göre davacının borçlu şirketin durumunu bilerek ve muvazaalı olarak aracı satın aldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karar davacı 3. kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK'nun 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
09.09.2015 tarihinde yapılan noter satış sözleşmesi ile davaya konu iş makinasının mülkiyeti davacı üçüncü kişiye geçmiş olup, davacının aracı satın aldığı tarihte, kaydında herhangi bir haciz şerhi bulunmadığı gibi, Ticaret ve Sanayi Odasına tescil yaptırmaması nedeniyle söz konusu aracın kaydına 17.09.2015 tarihinde yani satış tarihinden sonra haciz konulmuştur. Oysa ki sözleşmenin tescili sadece açıklayıcı bir işlem olup,noterde yapılan sözleşmede makinanın bedelinin alındığı da belirtilmiştir. Buna göre, İİK'nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi üçüncü kişi yararına olup, bu yasal karinenin aksinin davalı alacaklı tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerekir. Davalı alacaklı tarafından, davacı 3.kişinin kötüniyetli olduğu ve yapılan satış işleminin muvazaalı olduğunu ispat edebilecek herhangi bir delil dosyaya sunulmamıştır.
O halde, Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönüne alınarak, davanın kabulü yerine oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile reddine yönelik hüküm kurulması doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı 3. kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca
BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 27.4.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.