MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup hükmün davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı üçüncü kişi vekili ... 1. İcra Müdürlüğünün 2013/829 Esas sayılı takip dosyası kapsamında, "... Mahallesi ... Caddesi No:89 ..." adresinde 14.01.2015 tarihinde haczedilen hayvanların müvekkiline ait olduğunu belirterek hacizlerin kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı cevabında; istihkak iddiasını kabul etmemiş davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, yargılama sırasında 18.01.2016 tarihinde icra dosyasının infazen işlemden kaldırıldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, yargılama gideri ve vekalet ücreti davacı üçüncü kişi üzerinde bırakılmış, hüküm davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK'nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
Borçlu ve üçüncü kişinin ortak ikameti oluğu anlaşılan evin ahırında haçiz yapılmış, üçüncü kişinin istihkak iddiası üzerine prosedür işletilerek dava açılmış ise de tanık beyanları ve İlçe Tarım Müdürlüğü yazı cevabında borçluya ait kayıt işletme ve kayıtlı hayvan bulunmadığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamında borçlunun un fabrikası olduğu ve ayrı gelirinin bulunduğu, üçüncü kişinin ise hayvancılıkla uğraştığı 2001 yılından itibaren işletmesinin kayıtlı olduğu ve 6 adet hayvanın işletmede doğduğu sabittir. Bu bilgiler ışığında mülkiyet karinesi üçüncü kişi lehine olup davalı alacaklı tarafından karinenin aksinin ispatlanması gerekir. Borçlu ve üçüncü kişinin baba oğul oldukları belirtilmiş, mahcuzların borçluya ait olduğuna ilişkin başka bir delil sunulmamış olduğundan karinenin aksi ispatlanamamıştır. Bu durumda yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı alacaklıdan alınması gerekirken, davacı üçüncü kişi üzerinde bırakılması, ayrıca konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olduğundan dava açılırken peşin harçtan maktu harcın mahsup edilerek, kalan miktarın davacıya iadesine karar verilmesi gerekirken, eksik kalan harcın tamamlatılmasına ilişkin hüküm kurulmuş olması doğru değil ise de belirtilen bu yanlışlıkların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün 2. bendinin kaldırılarak yerine 2. bent olarak "Dava açılırken yatırılan 562,71 TL harçtan alınması gereken maktu 27,70 TL'nin mahsubu ile fazla alının 535,01 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine" hükmünün eklenmesine, 3. bendinin kaldırılarak yerine “Yukarıda açıklanan gerekçeyle yapılan 27,70 TL maktu karar ve ilam harcı ile 132 TL tebligat masrafından oluşan 159,70 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden davacı lehine karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca dava değeri (32.500,00 TL) üzerinden hesaplanan 3.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine” hükmünün eklenmesine, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, taraflarca İİK'nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 03.12.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy