MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Şikayet
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Borçlu vekili, Belediyelerin İller Bankası hisselerine haczin mümkün olmadığını, 10/03/2014 tarihli İller Bankasından müvekkili olan belediyeye 369.643,62 TL hisse payı gönderildiğini, ancak İller Bankası'ndan gönderilen hisse payının haciz blokesi nedeniyle bekletildiğini belirterek konulan hacizlerin kaldırılmasını talep etmiştir.
Mahkemece, şikayetin kabulüne karar verilmiş, hüküm borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkeme kararlarında nelerin yazılacağı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesinde belirtilmiştir. Hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait her hangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.
Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır. Hükmün hedefine ulaşmasını engeller, Kamu düzeni ve barışı oluşturulamaz.
Diğer taraftan, yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar; kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak; kısaca, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir.
Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtay’ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur.
Nitekim aynı ilkeler, Hukuk Genel Kurulu'nun 19.06.1991 gün ve 323 E.-391 K.;10.9.1991 gün ve 281 E.-415 K.;25.09.1991 gün 355 E.-440 K.;19.04.2006 gün ve 2006/4-142 E.-229 K.; 05.12.2007 gün ve 2007/3-981 E.-936 K.; 23.01.2008 gün ve 2008/14-29 E.-4 K.; 19.03.2008 gün ve 2008/15-278 E.-254 K.;18.06.2008 gün ve 2008/3-462 E.-432 K.;21.10.2009 gün ve 2009/9-397E.-453 K.; 24.02.2010 gün ve 2010/1-86 E. -108 K. sayılı kararlarında da, benimsenmiştir.
Somut olayda Mahkemece gerekçe bölümünde; haczedilebilir su geliri , kira geliri ve haczedilemez nitelikteki vergi bedellerinin aynı hesapta toplandığı anlaşılmakla bu haliyle hesabın havuz hesabı niteliği taşıdığı ve Yargıtay içtihatlarına göre haczedilebilen hesaplarla haczi kabil olmayan hesapların bir hesapta toplanması haczedilmezlik hakkından feragat anlamına geleceği kabul edildiğinden haczedilmezlik şikayetinin reddine karar vermek gerektiği denildikten sonra hüküm kısmında şikayetin kabulü ile ... 1. İcra Müdürlüğü'nün 2011/7631 esas sayılı dosyasında şikayetçi borçlu ... Belediyesi'nin Ziraat Bankası ... Şubesindeki 7794973-5003 nolu hesabında bloke edilen 369.643,62 TL tutarındaki İller Bankası hissesi üzerine konulan haczin kaldırılmasına şeklinde karar verilmiştir.
Bu durumda, Mahkemece yapılacak iş; borçlunun istemleri hakkında infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde açık ve anlaşılır bir biçimde usulün aradığı nitelikleri haiz bir karar verilmesi olmalıdır.
Mahkemenin, yukarıda ayrıntılarıyla açıklanan biçimde usulün öngördüğü niteliklere uygun bulunmayan kararı, usulu ve Yasaya aykırıdır.
Yerel mahkeme kararının, işin esasına yönelik temyiz itirazları incelenmeksizin, salt bu usuli eksikliğe dayalı olarak bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz isteminin kısmen kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın temyiz edene iadesine, 09.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.