MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı üçüncü kişi vekili, müvekkilinin haciz adresinde borçlu olan babası ile birlikte yaşadığını, 11/11/2015 tarihinde borçlu aleyhine yapılan takip nedeniyle, ... marka 2000 LT beyaz yeşil renkte ilaçlama tonluğu ile ... marka c125 T kırmızı renkte motorsikletin haczedildiğini, haczedilen menkullerin müvekkiline ait olduğunu, bu nedenle hacizlerin kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davacı tarafından ibraz olunan faturaların tarih kısmında oynama olduğunu, bu nedenle hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, borçlu ile üçüncü kişinin ortak ikametinde haciz yapılmış olduğundan malları birlikte ellerinde bulundurdukları, bu nedenle mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğu, davacı tarafından sunulan faturaların fiili haciz tarihinden önce davacı adına düzenlenmiş olduğu, tanık beyanlarının da davacının iddiasını desteklediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava İİK'nin 97. vd. maddesine dayalı üçüncü kişinin istihkak iddiasına ilişkindir.
Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere İİK’nin 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı lehinedir. Bu yasal karinenin aksinin davacı üçüncü kişi tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerekir. Davacı üçüncü kişi tarafından dayanılan ve her zaman düzenlenmesi mümkün ve ayırt edici özellikleri bulunmayan faturalar istihkak davalarında güçlü delil teşkil etmezler ve mülkiyet karinesinin aksini ispata yeterli değildir.
O halde, Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönüne alınarak, davanın reddi yerine oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile kabulüne yönelik hüküm kurulması doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK’nin 366 ve HUMK’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca İİK'nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 17.12.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi
Full & Egal Universal Law Academy