MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili ile davalı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine açılan tazminat davası sonucunda mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Temyizden sonra davacı asil, 19.10.2018 havale tarihli dilekçesiyle ile davadan feragat attiklerini belirtmiştir.
6100 Sayılı HMK'un 311. (HUMK'un 95) maddesi uyarınca kesin hüküm gibi sonuç doğrudan davadan feragat edilmesi aynı Yasa'nın 310. maddesine göre, hüküm kesinleşinceye kadar mümkündür. Ancak, karar resinleşinceye kadar davadan feragat mümkün ise de; mahkemece bir karar verilip, davadan elçekildikten sonra temyiz aşamasında davacı tarafından davadan feragat edildiğine ve bu aşamada feragat hakkında karar verme yetkisi mahalli mahkemeye ait bulunduğuna göre, vaki feragat hakkında bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle kararın, davacı asilin davadan feragatı dikkate alınarak mahkemesince feragat ile ilgili hüküm kurulmak üzere 6100 sayılı HMK'un Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 07.11.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy