MAHKEMESİ:Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Katılma Alacağı
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada bozma sonrası yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı ... vekili, boşanma dosyasına verdiği dava dilekçesinde, tarafların 2005 yılında evlendiklerini, evlilik birliği içerisinde edinilen malların tasfiyesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 25.000 TL katılma alacağının faiziyle birlikte davalıdan alınmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davalı adına kayıtlı banka mevduat hesabında bulunan 42.454.07 TL tasfiyeye tabi edinilmiş mal niteliğinde olduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulü ile 21.227.03 TL katılma alacağının boşanma kararının kesinleştiği 31.05.2011 tarihinden geçerli yasal faiziyle birlikte davalıdan alınmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dairenin 17.06.2014 gün 2013/14162 Esas ve 2014/12725 Karar sayılı ilamıyla mahkemece davalının kişisel mal iddiaları üzerinde gereği gibi durularak araştırma ve inceleme yapılması ve katılma alacağına karar tarihi 04.04.2013 tarihinden itibaren faiz işletilmesi yönlerinden hüküm bozmaya sevk edilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde bozma doğrultusunda davalının kişisel malı olup olmadığı yönünde araştırma yapıldığı ve bilirkişiden davalının tasfiye tarihinde bankalarda mevcut mevduatı olup olmadığı, var ise bunun kişisel mal olup olmadığı konusunda ek rapor alındığı ve bilirkişi ek raporuna göre tasfiye tarihi olan boşanma dava tarihinde bankalarda davalıya ait herhangi bir mevduata rastlanmadığı tesbit edildiği, buna göre önceki gibi karar verilmesi gerektiği kesin kanaat ve sonucuna varılmakla davanın kısmen kabulü ile 21.227.03 TL'nin 04.04.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece, bozma ilamına uyulmuş ise de bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği anlaşılmaktadır. Bozma ilamında davalının kişisel mal iddiaları arasında yer alan ...Personeli Biriktirme ve Yardımlaşma Sandığından davalının banka hesabına tasfiye ödemesi ve temettü ödemesi adı altında yatırılan paraların kaynağı araştırılmak suretiyle davalının kişisel malı olup olmadığı üzerinde durulması gerektiğine işaret edilmiştir. Ne var ki, Mahkemece bozmadan sonra yapılan yargılamada bu paralar ile ilgili herhangi bir araştırma yapılmadığı ve bu paralar dahil edilerek hesap edilen katılma alacağına yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece yapılacak iş, ilgili kurumdan evlilik birliği içinde davalının hesabına tasfiye ve temettü ödemesi adı altında yatırılan bu paraların neye istinaden ödendiği ve kaynağı sorularak paraların kişisel mal olup olmadığı hususu açıklığa kavuşturulduktan sonra davacının katılma alacağı hesap edilmelidir. Açıklanan bu yön gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1). bentte gösterilen nedenle reddine, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 27/03/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy