MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Nurittin Çelebi ve müşterekleri ile ... (ölü) aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 19.04.2016 gün ve 2015/416 Esas, 2016/137 Karar sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar vekili, 770 ada 26 parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına kayıtlı 1/2 hissesinin davacılar ve murisleri tarafından nizasız fasılasız malik sıfatıyla 40 yıldır kullanıldığını, davalı ...'in kim olduğunun belli olmadığını açıklayarak anılan parselde davalı adına kayıtlı 1/2 hissenin iptali ile davacılar adına eşit hisse olarak tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalıya tebliğ yapılamamıştır.
Mahkemece, ölü kişiler hakkında dava açılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tapu iptali ve tescil davalarında dava, kayıt malikine, kayıt maliki ya da malikleri ölüyse mirasçılarına yöneltilerek açılır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK'nun) 124. maddesinde, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebinin karşı tarafın rızası aranmaksızın hakim tarafından kabul edileceği düzenlenmiştir.
Somut olayda, dava konusu 770 ada 26 parsel sayılı taşınmazın 1/2 hissesi Rıza kızı ... ... adına kayıtlıdır. Mahkemece davalıya tebligat yapılamaması üzerine ilgili Nüfus Müdürlüğü'ne yazı yazılmış, Nüfus Müdürlüğü'nün 17.03.2016 tarihli yazı cevabına ekli olarak malik ...'in nüfus kayıt örneği gönderilmiş, anılan kaydın incelenmesinden malikin 06.10.1977 tarihinde öldüğü anlaşılmıştır. Mahkemece, HMK'nun 124. maddesi uyarınca taraf teşkilinin sağlanmasının mümkün olup olmadığı değerlendirilmeden, evrak üzerinden yapılan inceleme sonucunda ölü kişi aleyhine dava açılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği görülmektedir. Yukarıda açıklandığı üzere HMK'nun 124. maddesi uyarınca davacı taraftan davanın mevcut davalıya karşı açılmasının sebebi, bunun maddi hataya dayanıp dayanmadığının HMK'nun 31. maddesi çerçevesinde açıklattırılarak husumet durumunun değerlendirilmesi, maddi hata yapıldığının anlaşılması halinde davanın kayıt malikinin mirasçılarına yöneltilmesi ile taraf teşkilinin sağlanarak yargılamaya devam edilmesi veya gereken kararın verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
SONUÇ: Davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulüyle yerel mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 29,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 29.11.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.