MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı üçüncü kişi vekili, borçlu aleyhine yapılan takipte müvekkili adına kayıtlı ... Marka Ekskavatör kaydına 25.11.2013 tarihinde haciz konulduğunu, hacze konu iş makinasının müvekkiline ait olduğunu, ... marka ekskavatörü henüz icra takibinden önce 10.07.2012 tarihinde satın aldığını, haczin kaldırılmasına, alacaklı aleyhine %20 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davacı üçüncü kişi ile borçlu arasında yapılan satım sözleşmesinin sicile tescil edilmemesi nedeniyle yapılan haciz işleminde müvekkilinin kusuru bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Davalı borçlu, ... marka Ekskavatörün 10.07.2012 tarihinde ... 5. Noterliğinin 10.07.2012 tarihli ve 11896 yevmiye numaralı sözleşmesi ile davacıya satıldığını, iş makinasının davacıya ait olduğunu, davalı alacaklının itirazının yerinde olmadığını belirterek, aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini talep etmiştir.
Mahkemece, Noter satışının, haciz tarihinden önce olduğu, satışın sicile işlenmesi idari bir işlem olduğundan, satıştan sonra, aracın davacı adına tescil edilmemesinin satışı geçersiz kılmayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı alacaklı tarafından vekalet ücreti ve yargılama gideri yönünden temyiz edilmiştir.
İstihkak davalarında geçerli bir haczin bulunması dava şartı olup, hüküm kesinleşinceye kadar yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerekir. İİK'nin 106. maddesine göre, alacaklı haczedilen taşınır malın satışını altı ay içerisinde istemek zorundadır. Aksi halde İİK'nin 110. maddesine göre taşınır mal üzerindeki haciz kendiliğinden düşer. Ancak haczedilen mal hakkında, İİK'nin 97/8. maddesi gereğince istihkak davası açılır ise, satış isteme süresi işlemez. Somut olayda, araç üzerine 25.11.2013 tarihinde haciz konmuştur. Hacizden itibaren 6 ay içinde satış istenmediği gibi, istihkak iddiası da 24.11.2015 tarihinde yapılmıştır. Dava ise 10.02.2016 tarihinde açılmış olduğundan, haczin dava açılmadan önce düştüğü ve dava tarihi itibariyle araç üzerinde haciz bulunmadığı göz önüne alınırsa davanın ön koşul yokluğundan reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK'nin 366 ve 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 03.12.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.