MAHKEMESİ:Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Katkı Payı Alacağı
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı ve davalı taraflarından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı ... vekili, tarafların evli iken davacının bütün hayatı boyunca çalışarak yapmış olduğu birikimlerle ... ve ...'da birer taşınmaz edindiğini, her iki taşınmazın da davalının manevi baskısı ve evliliğin devamı amacıyla tapuda davalı adına tescil edildiğini açıklayarak, taşınmazların edinmesindeki % 50 katkısı nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL'nin faiziyle davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı ... vekili, ...'deki taşınmazın davalının terzilikten kazandığı para, altınları ve Hasan adlı şahıstan alınan borçla edinildiğinden ve ...'da davalı adına kayıtlı taşınmaz bulunmadığından davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, bozma öncesi yapılan yargılama neticesinde davacı tarafça kendi parası ile edinilen taşınmazlar davalıyı mutlu etmek amacıyla davalı adına tescil edilmekle her iki taşınmazın da davalıya bağışlandığından davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından yapılan temyiz itirazı üzerine Daire 21.02.2013 gün ve 2012/6403 esas 2013/1872 karar sayılı ilamıyla dava konusu edilen ...'daki taşınmaz yönünden kararın onamasına, ...deki taşınmaz yönünden ise kararın bozulmasına karar verilmiş, her iki tarafın evlilik tarihinden taşınmazın edinme tarihine kadarki gelirlerinden ayrı ayrı saptanması, taşınmazın alındığı tarihe kadarki toplam gelirinden tarafların sosyal statüleri ile konumlarına göre yapabilecekleri kişisel harcamaları ile davacı kocanın 743 sayılı TKM'nin 152. maddesi uyarınca evi geçindirme yükümlülüğü uyarınca yapması gereken harcamalar toplam gelirlerden ayrı ayrı çıktıktan sonra yapabilecekleri tasarruf miktarının ne olacağının tespit edilmesi, daha sonra toplam tasarruf miktarı karşısında davacı eşin katkı oranının bulunması, davalının taşınmazın edinilmesi sırasında kullandığı ziynet değeri ve üçüncü şahıstan almış olduğu borç miktarının davalının kişisel malı olduğu gözetilerek, taşınmazın dava tarihindeki sürüm değerinden çıkarıldıktan sonra, kalan miktarın davacıya ait katkı oranı çarpılarak sonucu katkı payı alacağının bulunması gerektiği açıklanmıştır. Bozma sonrası yargılama devam ederken davacı asıl Mehmet Halit Konak'ın 03.09.2015 tarihinde vefatı ile tek yasal mirasçısı Tan Konakçı tarafından davaya devam edilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davacının bozmaya konu olan ...'deki taşınmaz nedeniyle davalıdan 1.706,20 TL katkı payı alacağının olduğu anlaşıldığından davacının davasının bu miktar üzerinden kısmen kabulü ile dava tarihi olan 02.03.2010 tarihinden yasal faize ve fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde her iki taraf vekilince temyiz edilmiştir.
1-Davalı vekilinin temyiz itirazları incelendiğinde;
Mahkemece davanın 1.706,20 TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiş olup, verilen karar temyiz talebinde bulunan davalı yönünden karar tarihindeki temyiz kesinlik sınırının (2.190,00 TL) altında kalmaktadır. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden, davalı vekilinin temyiz isteminin mahkeme hükmünün davalı yönünden kesin olması nedeniyle miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı mirasçısı vekilinin temyiz itirazları incelendiğinde,
Dosya muhtevası, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatı ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiği anlaşıldığından davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin miktardan REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
27.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy