MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Borçlu vekili, müvekkili kurum aleyhine .... İş Mahkemesi'nin 2014/30 Esas 2015/142 Karar sayılı kararına dayalı olarak ilamlı icra takibi başlatıldığını, takipte faiz oranlarının hesaplanmasında merkez bankasının azami faiz oranlarının kullanıldığını, muhtemel faize göre hesap yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, yine alacak kalemlerinin brüt üzerinden takibe konulmasının hatalı olduğunu belirterek, icra emrinin iptalini istemiştir.
Mahkemece, davacıya verilen kesin süre içerisinde bilirkişi ücreti yatırılmadığı gerekçesi ile şikayetin reddine karar verilmiş, hüküm borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekiline, 19/6/2015 tarihli tensip tutanağı ile 250 TL bilirkişi ücreti yatırması için 2 haftalık kesin süre verildiği, kesin süre ihtarını içeren tebligatın idarece 09/07/2015 tarihinde tebellüğ edildiği, verilen iki haftalık kesin süre içerisinde 22.07.2015 tarihinde bilirkişi ücretinin yatırıldığı anlaşılmaktadır.
O halde işin esasına girilip karar verilmesi gerekirken davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 27,70 TL peşin harcın temyiz edene iadesine, 16.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy