MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Borçlular vekili, takibe konu ilamda müteselsil sorumluluğa ilişkin hüküm bulunmadığını her bir borçlunun borcunun ayrı ayrı belirlenmesi gerektiğini, bu nedenle icra takibinin iptalini talep etmiştir.
Mahkemece, dayanak ilamda müştereken ve müteselsilen sorumluluğa ilişkin bir hüküm bulunmadığı, her bir takip borçlusunun borç miktarının ferdileştirilerek takip yapılması gerektiğinden bahisle takibin iptaline karar verilmiş, hüküm alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
İİK'nun 17. maddesinin 1. fıkrası; ''Şikayet, İcra mahkemesince, kabul edilirse şikayet olunan muamele ya bozulur, yahut düzeltilir.'' hükmünü içermektedir.
İcra takibine dayanak yapılan ilamda, müşterek ve müteselsil tahsil hükmü bulunmadığı halde, iadesine karar verilen kamulaştırma bedelinin ve davacı lehine hükmedilen avukatlık ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili sonucunu doğuracak şekilde, takip başlatıldığı, bu hususun Yasa'ya aykırı olduğu Mahkemece de belirlendiğine göre, İcra Mahkemesi'nce borçluların her birinin sorumlu oldukları miktarlar ayrı ayrı belirlenerek icra emrinin düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken, takibin tümden iptaline karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, ve 25,20 TL peşin harcın temyiz edene iadesine, 28.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.