MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katkı Payı Alacağı, Katılma Alacağı, Ziynet Alacağı
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın reddine dair kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemiz'in 29.06.2015 gün ve 2013/22645 Esas, 2015/14151 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmişti. Davalı vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... Temel vekili, dava dilekçesinde belirtilen malvarlıkları nedeniyle mal rejiminin tasfiyesi ile alacak isteğinde bulunmuş, ayrıca dava dilekçesinde bahsi geçen ziynet eşyalarının aynen iadesine, aynen iadesi mümkün olmadığı takdirde bedellerinin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairenin 29.06.2015 tarih, 2013/22645 esas-2015/14151 karar sayılı kararı ile bozulmasına karar verilmiştir. Davalı vekili tarafından süresi içerisinde karar düzeltme isteğinde bulunulmuş, Mahkemece 15.09.2015 tarihli ek kararla, davalı vekilinin karar düzeltme dilekçesini yasal süresi içerisinde sunmadığı gerekçesiyle karar düzeltme dilekçesinin reddine karar verilmiş, ek karar süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; Dairenin 29.06.2015 tarih, 2013/22645 Esas-2015/14151 Karar sayılı bozma ilamının 27.08.2015 tarihinde davalı vekiline tebliğ edildiği, davalı vekilinin yasal 15 günlük karar düzeltme süresi içerisinde 11.09.2015 tarihinde harcını yatırmak suretiyle karar düzeltme talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Bundan ayrı, karar düzeltme isteminin süresinde olup olmadığına karar vermek Yargıtay’a aittir. Yerel mahkemenin bu konuda yetkisi bulunmamaktadır. Mahkemece, Yargıtay'a ait görev üstlenilmek suretiyle karar düzeltme dilekçesinin reddine karar verilmiş olması doğru değildir. Açıklanan bu durum karşısında, Mahkemenin 15.09.2015 tarih, 2011/391 Esas-2013/643 Karar sayılı ek kararının, hem davalı vekilinin karar düzeltme talebinin süresinde olduğunun anlaşılması, hem de yerel mahkemenin karar düzeltme talebinin süresinde olup olmadığını değerlendirmek suretiyle karar düzeltme dilekçesinin reddine karar verme yetkisinin bulunmaması nedeniyle usul ve yasaya uygun olmadığı anlaşıldığından kaldırılmasına oybirliği ile karar verilerek karar düzeltme isteğinin incelenmesine geçildi.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile tutanaklar münderecatına ve Yargıtay ilâmında açıklanan gerektirici sebeplere göre yerinde olmayan ve HUMK'nun 440. maddesinde yazılı hallerden hiçbirisine uymayan karar düzeltme isteminin REDDİNE, anılan Kanunun 442. maddesi uyarınca (6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi gereğince 1086 sayılı HUMK'nun 427 ila 454. maddeleri yürürlükte bulunduğundan) takdiren 300,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine'ye irad kaydına ve 57,60 TL peşin harcın red harcına mahsubu ile kalan 17,20 TL’nin karar düzeltme isteyenden alınmasına, 06.06. 2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy