MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katılma Alacağı
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı ... vekili, dava dilekçesinde belirtilen arsa ve ev nedeniyle mal rejiminin tasfiyesi ile alacak isteğinde bulunmuştur.
Davalı ..., davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 43.442,75-TL katılma alacağının davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davalının dava konusu taşınmazın zemin bedeline ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir(6100 sayılı HMK 33. m). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, artık değere katılma alacağı isteğine ilişkindir.
Eşler, 09.08.2002 tarihinde evlenmiş, 20.03.2013 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün, kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona ermiştir(TMK 225/son). Sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar, edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir(4722 sayılı yasanın 10, TMK 202/1.m). Tasfiyeye konu 379 ada 5 parsel, eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu 07.01.2011 tarihinde davalının babası Muhammet Güveli'den bağış yoluyla davalı eş adına tescil edilmiş olup üzerinde teknik bilirkişi raporuna göre 2011 yılında yapıldığı anlaşılan bina ve ahır bulunmaktadır. Mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı bulunduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır(TMK 179.m).
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda hareketle 43.442,75-TL katılma alacağına hükmedilmişse de, bu görüşe katılma olanağı bulunmamaktadır. Şöyle ki, mahkemece hükme esas alınan 28.09.2015 tarihli hesap bilirkişi raporu incelendiğinde, 20.209,10 / 2 = 10.104,55-TL şeklinde hesaplama yapılarak bulunan bu miktarın davacının dava konusu taşınmazdaki ürünler üzerindeki katılma alacağı olduğu bildirilmiştir. Ne var ki, dosya arasında bulunan 08.07.2015 tarihli teknik bilirkişi raporunda, hesap bilirkişisi tarafından hesaplamaya dahil edilen 20.209,10-TL'nin dava konusu taşınmazın keşif günü itibariyle zemin değeri olduğunun bildirildiği anlaşılmaktadır. Görüldüğü üzere, 20.109,10-TL hesap bilirkişi raporunda kabul edildiği gibi dava konusu taşınmaz üzerindeki ürünlerin değeri değil, dava konusu taşınmazın keşif günü itibariyle belirlenen zemin değeridir. Üzerinde ev ve ahır bulunan dava konusu taşınmazın tarla niteliğiyle tapuda kayıtlı olan zemini tapuda 07.01.2011 tarihinde davalının babası ...'den bağış suretiyle davalıya temlik edildiğine göre bu suretle edinilen tarla nitelikli taşınmazın zeminin davalının kişisel malı olduğu gözden kaçırılarak zemin değerinin de katılma alacağı hesabına dahil edilerek davalı aleyhine fazla alacağa hükmedilmiş olması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Davalının temyiz itirazlarının yukarıda (2) nolu bentte yazılı nedenlerle kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davalının diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle reddine, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 09.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy