MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Alacaklı vekili İcra Mahkemesi'ne başvurusunda, .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2005/268 E. 2013/117 K. sayılı ilamına istinaden borçlular aleyhine ilamlı icra takibi başlatıldığını, dayanak ilamın maddi tazminat miktarı ile maddi ve manevi tazminata uygulanacak olan faiz oranı yönünden bozulduğunu, manevi tazminata ilişkin ilam vekalet ücretinin ve ilam vekalet ücreti üzerinden hesaplanacak icra vekalet ücreti ve işlemiş faizi alacağının ödenmesine ilişkin taleplerinin İcra Müdürlüğü'nce reddedildiğini, İcra Müdürlüğü'nce taleplerine yönelik olarak verilen 28/10/2015 ve 2/11/2015 tarihli kararların hukuka aykırı olduğunu belirterek, bahsi geçen kararların iptalini istemiştir. Mahkemece, İcra Müdürlüğü işleminin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile şikayetin reddine karar verilmiştir. Hüküm alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda, alacaklı vekilince,.... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2005/268 E. 2013/117 K. sayılı ilamına istinaden borçlular aleyhine ilamlı icra takibi başlatıldığı, dayanak ilamda, borçlular aleyhine maddi ve manevi tazminata ve her iki tazminat yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedildiği, ilamın maddi tazminat ve faize ilişkin kısımlar yönünden bozulduğu, alacaklının talebi üzerine, İcra Müdürlüğü'nce manevi tazminat alacağı yönünden takibin devamına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, dayanak ilamın hüküm fıkrasının 2 nolu bendinde, alacaklılar... ve ... için hüküm altına alınan manevi tazminatla ilgili olarak, hükmün 8 nolu bendinde ayrıca belirlenen 4.650.00 TL nisbi vekalet ücretinin de manevi tazminatın fer-i olarak bozma kapsamı dışında kaldığının kabulü gerekir. Bu miktar için de, takibe devam olunmasında bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Mahkemece, bu istemle ilgili şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddi doğru değildir.
SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 29,20 TL peşin harcın temyiz edene iadesine, 06.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.