MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Şikayet
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Borçlu vekili, icra takibine konu ilamın şahsın hukukuna ilişkin olduğu ve kesinleşmeden icra edilemeyeceğini ve ilamda hükmedilmeyen 682,00 TL ve faizi 10,59 TL’nin talep edilmesinin mümkün olmadığını belirterek takibin iptaline ve % 20'den az olmamak üzere tazminata karar verilmesini istemiş, Mahkemece, şikayetin kabulü ile takibin iptaline tazminat talebinin reddine karar verilmiş, alacaklı temyiz yoluna başvurmuştur.
HMK Geçici 3. maddesi gereğince uygulanması gereken HUMK'nun 443/4. (HMK'nun 367/2.) maddesinde; aile ve şahsın hukukuna mütedair hükümlerin kesinleşmedikçe takibe konulamayacağı düzenlenmiştir.
Takip dayanağı ... 6. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 11.06.2015 tarih 2014/547 Esas 2015/236 Karar sayılı ilamında, davacının kişilik hakkına saldırıda bulunulduğundan bahisle davacı lehine 4.000,00 TL tazminata hükmedildiği anlaşılmıştır.
Bu hali ile ilam, tarafların hukuki durumlarında, kayıt ve sicillerde değil malvarlığında değişiklik yaratacak nitelikte olduğu, hakkın özüyle ilgili olmayıp sonuçlarıyla ilgili olduğundan icrası için kesinleşmesi şartı bulunmamaktadır.
O halde, mahkemece diğer şikayet nedeninin incelenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile takibin iptali doğru olmamıştır.
SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 22.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy