MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil
... ile ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının yetkisizlik kararına dair ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 02.12.2015 gün ve 802/832 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... vekili, boşanma davası ile birlikte evlilik birliği içerisinde edinilen tarafların birlikte biriktirdikleri para ile alınan ve davalı adına tescil edilen taşınmaz yönünden yarı hissenin verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, söz konusu taşınmazın taraflar arasında yurtdışında görülen boşanma davasından sonra edinildiğini ve davacının katkısının bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, tefrik edilerek ayrı esasa kaydolunan tapu iptal ve tescil davası hakkında, ayni hakka yönelik davanın HMK nın 12. maddesi uyarınca taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin yetkisinin kesin yetki olması, taşınmazın ...'da bulunması gerekçesiyle HMK 114/1-ç uyarınca yetkisizlik kararı verilmiştir. Hüküm süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davanın hukuki dayanağı; mal rejiminin tasfiyesine ilişkindir. TMK'nun 214/2. maddesinde; mal rejiminin tasfiyesine ilişkin davalarda boşanmaya, evliliğin iptaline veya hakim tarafından mal ayrılığına karar verilmesi durumunda bu davalarda yetkili olan mahkemelerin yetkili olduğu düzenlenmiştir. Bir başka anlatımla, bu nitelikteki davalarda HMK'nun 12. maddesindeki yetki değil; konuyla ilgili özel düzenlemelerin yer aldığı 4721 sayılı TMK'nun 214. maddesindeki yetki kuralı geçerlidir. Ancak, TMK'nun 214. maddesindeki yetki kesin nitelikte bulunmayıp, kesin yetkinin söz konusu olmadığı hallerde, ilk itirazlardan olan yetki itirazının HMK'nun 19/2 ve 116. maddeleri uyarınca cevap süresi içinde ileri sürülmesi gereklidir.
Somut olay incelendiğinde, Mahkemece resen yetki husus değerlendirilerek karar verilmiş ise de; yukarıda izah edilen ilkeler ve esasalar çerçevesinde cevap dilekçesinde ileri sürülmeyen yetki hususunun Mahkemece resen gözetilmesi mümükün değildir. Mahkemece, yargılamanın kaldığı yerden devamı ile HMK hükümlerince devam ettirilip gerekli usul işlemlerinin yürütülmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı görülen hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,
29,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 06.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy